Meclis’in gün içinde Akbelen'de gerçekleştirilen ağaç kıyımına ilişkin olağanüstü toplanacağını söyleyen Uçar, hem Cudi’de hem de Akbelen’de doğa katliamlarına karşı direnişlerin olduğunu belirtti.  Akbelen’de talanın yanı sıra Cudi’de ormanlık alanların ateşe verildiğini sözlerine ekleyen Uçar, “Öyle aleni bir saldırı ki kolluk güçleri sosyal medyadan ve Tiktoklardan Cudi ve Kurdistan coğrafyasının nasıl yakıldığı ve talan edildiğini topluma gösteriyor. Yıllardır Cudi’de yangınlar var. 26 Temmuz’da başlayan, 29’ Temmuz’a kadar devam eden ve halen yer yer yanıp sönen bir yangınla karşı karşıyayız. Yangını söndürmeye giden köylüler, HDP ve Yeşil Sol Partililer, yine Mezopotamya Ekoloji Hareketi, güvenlik gerekçesi ile alana alınmadı. Sadece Cudi değil, bu ülkede 100 yıldır devam eden bir siyasi yangın var” diye konuştu.

Uçar'ın konuşmadsından satır başları şöyle;

"Akbelen'de çıkan ses Cudi'de duyulmalı"

“Akbelen’den çıkardığımız sesin Cudi’den, Cudi’den çıkardığımız sesin Akbelen’den duyulması gerekiyor. Çünkü bütün bu doğa talanı tek bir merkezden yönetiliyor. Kim ekolojik tahribat için savaşı araçsallaştırıyorsa, bu ülkede yürütülen savaşın da kıyılan canların da müsebbibi onlardır. Cudi’de çok net bir tablo var; Cudi’de ve Kürdistan coğrafyasında yangını çıkaran devletin kendisidir. Yangını sönmesini engelleyen devletin kendisidir. Asıl hedef ormansızlaştırma, insansızlaştırmak. Buna Akbelen’deki mücadele kadar ses çıkaracağız ve geçit vermeyeceğiz"

"Êzidilere katliamlar reva görüldü"

"Geçtiğimiz günlerde, 3 Ağustos’ta 74’üncü Ferman olarak tanımladığımız Êzidî Soykırımı’nın yıldönümüydü. Dünya üzerinde inançsal anlamda, kültürel anlamda, mücadele anlamında en kadim halk olan Êzidîlere reva görülen hep katliamlar oldu. Ama şunu açık ifade edelim. Her bir Êzidî’nin ölümünü kendi yaşadığımız toplumun kültürel inançsal değerlerinin kaybından bağımsız ele alamayız. Her bir öldürülen, köleleştirilen Êzidî’nin yaşadığı eziyet, aslında bizim geleceğimizden de çalıyor” "

Editör: Halide Tonga