AK Parti’nin memur, emekli maaş zammı, ek motorlu taşıtlar vergisi, Kovid-19 izninde olan hükümlülerle ilgili infaz düzenlemesi, kira artışlarına yüzde 25 sınırı gibi birçok düzenleme içeren torba kanun teklifine sonradan eklenen bir madde ile deprem bölgesindeki ormanlık alanlar, zeytinlikler de yapılaşmaya açılabilecek. Ak Parti Ankara Milletvekili Orhan Yeğin, teklifin Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri sırasında deprem bölgesinde ‘yerleşme ve yapılaşma için zorunluluk bulunması halinde orman vasıflı alanlara’ yapılaşma izni içeren önerge vermişti.

“Depremzedelerin ihtiyaçları ivedilikle karşılanmalı”

AK Partili Yeğin gerekçeyi şöyle açıkladı;

“Afetten etkilenen bazı illerde fay hattına mesafe, zemin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlık gibi kriterlere sahip konut yapımına elverişli yeterli alan mekanlar bulunmamasından kaynaklı mera ve orman nitelikli taşınmazların da bu depremzedelerimizin ihtiyaçlarının ivedilikle karşılanması açısından kullanılması elzem hale gelmiştir. Bu sebeple, kriterlere uygun olmak kaydıyla asgari seviyede mera ve orman nitelikli taşınmazın da geçici veya kesin iskân olarak kullanılmasıyla ilgili bir öneri veriyoruz”

Sorun yaratacak bir madde

Deprem bölgesinde ‘yerleşme ve yapılaşma için zorunluluk bulunması halinde orman vasıflı alanlara’ yapılaşma izni içeren önerge önümüzdeki süreçte sorun yaratacak bir madde. Bu madde ile mera alanları, araziler ve ormanlık alanlar imara açılmak isteniyor. İktidarın, tarım ve ormanlık alanlara yapmayı planladığı yeni binalara ilişkin Şehir ve Bölge Plancısı Nihat Yıldız ile konuştuk.

Nihat Yıldız

“Zorunlu olmadıkça hiçbir tarım alanı, imara açılmamalıdır”

Emtiya ürünleri krizinin yaşandığı bir dönemde tarım ve ormanlık alanlarının yapılaşmaya açılmasını ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, “İki tip tarım alanı vardır. Mutlak ve marjinal tarım alanı. Mutlak tarım alanları, verimli alanlar olup bu alanlar kesinlikle imara açılmamalıdır. Marjinal tarım alanları ise kuru tarım alanları olup katma değeri düşük tarımsal ürünlerin üretildiği topraklardır. Zorunlu olmadıkça hiçbir tarım alanı, imara açılmamalıdır. Zorunlu ise marjinal tarım alanları, imara açılabilir” dedi.

“Emtiya fiyatlarının artmasının sebebi arazilerin imara açılması”

“5403 sayılı toprak ve arazi kanunu, tarım alanlarının yapılaşmasını engellemek için çıkarılmış ancak istisna maddeleri ile her türlü tarım alanının imara açılmasını mümkün kılmaktadır” ifadelerini kullanan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Tarım arazilerinin imara açılması, arazilerin değerini bir anda 10 kata kadar belki daha fazla artırdığı için çiftçiler arazilerinde tarım yapmaktansa imara açıp bir anda zenginleşebiliyorlar. Çiftçilerin üretim yapmaması, tarımsal ürünün miktarını azalttığı için emtiaların fiyatının artmasının bir sebebi olarak tarım arazilerinin imara açılması gösterilebilir”

“Afetlerin oluşmasının sebebi küresel ısınma”

Türkiye’de yaşanan sel ve heyelan olaylarının tarım ve orman alanlarının yapılaşmasıyla ilgili değil küresel ısınmadan kaynaklandığını dile getiren Yıldız, “Dünyanın her tarafında afetlerin oluşmasının sebebi bilim adamlarınca küresel ısınma gösterilmektedir. Küresel ısınma da tarım ve orman alanlarının yok edilmesi, derelere heslerin kurulması, kömür ve petrol ürünleri tüketiminin artması, insanoğlunun karbon ayak izinin giderek artması, küresel ısınmanın ve dolayısıyla da iklimlerin mevsim normallerinin dışında seyretmesine sebep olmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“İstisnalar kesinlikle kaldırılmalıdır”

Tarım alanlarının korunmasına dair yasal düzenlemenin 5403 sayılı kanun ile güvence altına alındığını ancak 13 ve 14’üncü maddelerdeki istisnalarla tarım alanlarının imara açılabildiğini söyleyen Yıldız, “Öncelikle bu istisnaların kesinlikle kaldırılması gerekmektedir. Tarım alanı hangi amaçla imara açılıyorsa kent bütünündeki imarlı alanlarda bu kullanımın olup olmamasına bakılmadır. Var ise bu alanlar imara açılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“İmara açılacak alanların yetkisi belediyelerin tekelinden çıkarılmalı”

Konut amaçlı imar açma için kriterlerin getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız sözlerini şöyle tamamladı;

“Örneğin her planın bir projeksiyon nüfusu vardır, projeksiyon nüfusun yüzde 75’ine ulaşılıncaya kadar yeni alanlar imara açılmamalıdır. İmar planı sınırları içerisindeki boş yapılaşmamış alanlar dolmadan yeni alanlar imara açılmamalıdır. Tarım alanları, gerçekten çok ekonomik değer üreten bir araca dönüştürülürse çiftçiler tarım alanlarından vazgeçmezler. Yeni imara açılacak alanların yetkisi, belediyelerin tekelinden çıkarılıp bakanlıklara, STK’lara, siyasi partiler, meslek örgütleri gibi paydaşların içinde yer aldığı yeni bir oluşuma devredilmelidir”

Editör: Sümeyye Aksu