Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Az Önce Konuştum programında Candaş Tolga Işık'a konuştu.
Erzincan’da yaşanan toprak kayması sonrasında 9’uncu günde bölgeye gitmesine ilişkin açıklama yapan Bakan Özhaseki, “Daha önce geçirdiğim kazadan dolayı yaptırmam gereken bir ameliyat vardı. Bir ay kadar önce doktor yaptı, sonra ikinci bir ameliyata ihtiyaç duyuldu. O da geçtiğimiz hafta perşembe günü yapıldı. İliç'teki maden kazasına denk geldi. Haliyle gözün altları bantlarla dolu, yüz şiş. Bir taraftan depremin yıl dönümüne denk geldi, bir taraftan maden kazasına denk geldi. Müthiş bir şişlik vardı, yarısı indi” dedi.
Altın medenin ÇED raporuna ilişkin konuşan Özhaseki, “Doksanlı yıllarda başlamışlar, sonra 2008'de ÇED raporunu almışlar. Daha sonraki zaman içerisinde genişleşme amacıyla çevreye etkisini değerlendirmek amacıyla izinler almışlar 20-30 yıllık maden ocağından bahsediyoruz. Altın üretiliyor. Toprağı siyanürlü maddeden geçirip, daha sonra toprağı bir havuzda bekletiyorsunuz. Kendi işleme havuzunda asıl yüzde 70-80 altını oradan elde ediyorsunuz. Maden ocağı çalıştırılırken işlemden geçen toprak bir yerde yığın yapılıyor. Kendine has bir tedbirle yığın yapılmalı. Çekildiği yerde alt tarafta sızdırmazlıklar var. O toprağı biriktiriyorsunuz. İki üç tepecik oluşturmuşlar. Birinde heyelan riski başlamış ve çatlaklar oluşmuş. Sonra kontrole birkaç kişi daha gitmiş. Onlar o esnada toprağın altında kalmış. Bir taraftan arama kurtarma devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
“5 Ocak'ta denetlenmiş”
Özhaseki şöyle devam etti:
“Bizimkiler en son 5 Ocak'ta denetlemişler. Herhangi bir olumsuz duruma rastlamamışlar. Bu ülkenin toprağının alt tarafında demir, bor, nikel var. Altın elde edebilmekte mümkün. Bunların çıkarılmasına izin verdiğinizde dikkatli olmasınız. Üzerindeki tabiata zarar vermemelisiniz. ÇED raporları imzalanırken çok titiz davranıyoruz.”
Bakan Özhaseki, “İliç'teki toprağın taşınması birkaç ay sürecek gibi görünüyor. Bizim yapmaya çalıştığımız, eski maden ocağı bulduk. Derenin ağzındaki toprakları oraya çekip, sonra da sızdırmaz hale getirip tüm siyanürlü toprağı o tarafa aktarmaya çalışıyoruz. Numunelerde zehirli atık bir maddeye rastlanamadık. İğneyle kuyu kazar gibi arkadaşlarımız orada uğraşıyor. Arama kurtarma çalışmaları birkaç ay sürecek gibi. 400 bin kamyon kadar malzeme çekilmesi öngörülüyor. Biriktirdikleri toprağın kayması ummadıkları bir şeydi. Ben ilk defa böyle bir tepe gördüm” diye konuştu.