Haber: Betül Vural
Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken, okul öncesi özel eğitim alanında fiyat artışları tartışılmaya başlandı. Çocuklarının okul öncesi eğitim almasını isteyen veliler, özel anaokullarının ücretlerinden şikayetçi. Bu fiyat artışlarını değerlendiren Özel Anaokulları Derneği Başkanı Hacı Murat Kuş, ‘’Bir ailenin çocuğu için eğitim masrafı, aile bütçesinin en fazla yüzde 30'u kadar olmalıdır’’ dedi.
Günümüzdeki okul öncesi eğitim fiyatlarının, 3-4 sene öncesine göre azalmaya başladığını belirten Kuş, ‘’Okul öncesi eğitimin 3-4 sene öncesine bakıldığı zaman, aidatlar, giderlere kıyasla daha az olmaya başladı. Şu an gelir gider tablomuza baktığımız zaman gelir rakamlarımız git gide düşmeye başladı. Bunun sebepleri, kiraların ve personel maliyetlerinin artması’’ diye konuştu.
Fiyat artışlarının, kira oranlarıyla bağlantısına dikkat çeken Kuş, ‘’Kira fiyatlarımız şu anda yüzde 120, yüzde 130 derecede artmaya başladı. Mülk sahibi, enflasyon yüzde 100'ün üzerinde olduğu için kiraya bu şekilde zam yapıyor. Okullarımızı taşıyamayacağız için kira ücretlerini ödemek durumunda kalıyoruz’’ şeklinde konuştu.
‘’Özel anaokullarının yaklaşık yüzde 30’u ya kapatacak ya da devredecek’’
Özel anaokulu ücretlerindeki yükselişin, personel maliyetleriyle de ilgili olduğunu savunan Kuş, ‘’Asgari ücrete zam geldi, muhtemelen ocak ayında da zam gelecek. Personel maliyetleri sadece asgari ücretle dönmüyor, bir personelin maliyeti minimum 25 bin lira olacaktır. Böyle bir yerde, sınıf maliyetleri önemli. İki öğrencinin bedelinin öğretmen maaşına, iki öğrencinin bedelinin kiraya, iki öğrencinin bedelinin diğer giderlere verildiğini düşünün. 10-12 kişilik bir sınıfta geriye bir şey kalmıyor. Bu yönetilebilir bir sistem değil. Şu an Türkiye’de özel anaokullarının yaklaşık yüzde 30'u ya kapatacak ya da devredecek’’ ifadelerini kullandı.
Bu sene, anaokullarında kayıtların ‘sıkıntılı’ olduğunu dile getiren Kuş, ‘’Şu an, yüzde 55-60 arasında değişen oranlarda okul kayıtları var. Buradaki en büyük sıkıntı da, kolejlerin çok düşük fiyatta öğrenci almaları. Bunun sebebi, yöneticilerin, bir öğrenciyi anasınıfında alırsa, o öğrencinin ilkokula kadar 4-5 yıl o okulda kalacağını düşünmesi’’ dedi.
Okul öncesi eğitim alanındaki diğer kurumlara da değinen Kuş, ‘’Merdiven altı diye tabir ettiğimiz birçok kurum var, belediyelerin açmaya başladığı okullar var, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın okulları var, devlet okullarında da anaokulları var. Milli Eğitim Bakanlığı 6 bin 4 tane anaokulu açtığını söylüyor ama bunların çoğu dönüşümden geliyor. Yani ilkokulların birinci sınıflarını kapatıp bunları anasınıfı yapıyorlar’’ diye konuştu.
‘’Bir ailenin çocuğu için eğitim masrafı, aile bütçesinin en fazla yüzde 30’u kadar olmalıdır’’
Fiyat artışları için çözüm önerisi sunan Kuş, ‘’Biz, maliyetlerimizin geçen seneye göre değiştirilmesini istiyoruz. Böylece aynı rakamlarda öğrenci alabiliriz’’ ifadelerini kullandı. ‘’Veliler istedikleri oranda zam alamadıkları için çocuklarına da istedikleri eğitimi aldıramıyorlar’’ diyen Kuş, ‘’Bir ailenin çocuğu için eğitim masrafı, aile bütçesinin en fazla yüzde 30'u kadar olmalıdır. Fazlası, dengeyi bozar’’ diye ekledi.
‘’Özel okullar, asgari ücretle çalışan birine yönelik açılmış okullar değil’’
Özel okulların hedef kitlesini vurgulayan Kuş, ‘’Özel okullar asgari ücretle çalışan birine yönelik açılmış okullar değil. İmkanı ve parası olanlar için açılmış yerler. Geri kalanı için devlet zaten ücretsiz eğitim veriyor. Bu konuda suçluymuş gibi gösterilmemizi garipsiyoruz. Neden böyle bir tavır içerisine girildiğini anlamış değiliz’’ ifadelerini kullandı.
Okul öncesi eğitimdeki fiyat artışlarının, bu seneki kayıt oranlarını azaltıp azaltmadığı sorusunu yanıtlayan Kuş, ‘’İnsanların alım gücüne paralel olarak kayıt yapıyoruz. İnsanların alım gücü iyi değilse kayıt alma imkanımız kısıtlanıyor. Şu anda mevcut ortamda 7 ile 14 bin arasındaki rakamlar oturmuş durumda. Bu il ve ilçeye göre değişebilir. Fakat veliler için her türlü bütçeye uygun anaokulu var’’ dedi.
Özel anaokulları ile devlet anaokullarının farklarının üzerinde duran Kuş, ‘’Özel anaokullarında alternatif eğitim modelleri uygulanıyor. Devlet okullarına kıyasla sınıf sayılarımız az. Özel anaokullarında 30 kişilik sınıf bulamazsınız. Maksimum 13-14, minimum 8 kişilik sınıflarımız var. Bu sınıflar, okulun maliyetini de belirliyor. Alternatif eğitimler, psikolog eğitimleri, branş eğitimleri var. Ayrıca devlet okulları yarı zamanlı. Çalışan aileler ise çocuğu sabah bırakıp akşam almak istiyor. Bu açıdan da özel anaokulları daha iyi oluyor’’ şeklinde konuştu.
Özel sektörün, okul öncesi eğitim konusunda kendini ‘çok sık yenileyebildiğini’ söyleyen Kuş, ‘’Bizim öğretmen ve okullarımız kaliteli eğitim veriyor. Kurumlar iç eğitim mekanizmasını devreye sokuyor, öğretmenler eğitim alıyor. Özel kurumlar, yeniliklere anında karşılık verebiliyor, hızla adapte olabiliyor. Devlet ise bu konuda hantal kalabiliyor’’ diye konuştu.
‘’Okul öncesi eğitimin neden bu kadar atıl görüldüğünü anlamıyoruz’’
Çocuğun gelişimi için okul öncesi eğitimin önemini vurgulayan Kuş, ‘’0-6 yaş aralığı, çocuk beyninin yüzde doksanının gelişiminin sağlandığı yaş. İlkokuldan üniversiteye kadar olan kısımda biz sadece yüzde on için çabalıyoruz. Okul öncesi eğitimin neden bu kadar atıl görüldüğünü anlamış değiliz. Çocuğun bütün beyin fonksiyonlarının yüzde doksanı bu yaş grubunda gelişiyor’’ ifadelerini kullandı.