Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan, ‘Bal gibi de af’ başlıklı yazısında ‘kısmi af’ konusunu ele aldı. Ez az 100 bin kişinin ‘kısmi’ aftan yararlanacağını ileri süren Babacan, “Belirtelim, tüm suçları kapsıyor. Cinayet, kadına tecavüz ve terör olmak üzere” ifadelerini kullandı.
Babacan şunları söyledi;
“Belirtelim, tüm suçları kapsıyor. Cinayet, kadına tecavüz ve terör olmak üzere… Sistem şöyle işliyor; verilen cezanın 3’te ikisini yatan mahkumlar, belli bir süre dolunca kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiriyor, oradan da tahliye ediliyorlar.
Bu süreler yasayla kısaltıldığı için geçişler ve tahliye de hızlanacak.
Hesaplara göre maksimum ceza indirimi 8 yılı bulacak. 8 yıl büyük bir süre.
Şimdi iktidar bir yıldır tartıştığı bu düzenlemeyi, Yargı Paketi’ne mi koysa, uygun bir yasaya önergeyle mi monte etse, yoksa AKP ve MHP’li üyelerin ortak teklifine mi dönüştürse ona karar vermeye çalışılıyor.
Amaç, cezaevlerini boşaltmak.
Bu düzenlemenin ilk ayağı uygulandığında 360 bin olan cezaevindeki mahkum sayısı 250 bine düşmüştü.
Şimdi cezaevleri yeniden doldu ve mahkum sayısı 400 bine çıktı.
20 kişilik koğuşlarda 50 kişinin kaldığı anlatılıyor.
Kamuoyuna pek yansımasa da gerginlik, tartışma ve kavgalar yaşanıyor.
Ayrıca, mahkumların aylık iaşelerinin maliyeti bile hesaplanıyor.
İddiaya göre bir mahkumun aylık maliyeti 20 bin lira.
İşte bu çalışmanın adı bize göre en hafifinden kısmi af.
Ancak bu teklif, başka bir eşitliksizlik yaratmayacak mı?
Bu kez 23 Temmuz 2023’ten sonra suç işleyenler açısından.
Kapsamı daha da genişletmek veya genel bir affa dönüştürmenin yolları mı aranıyor?
Tam da açılımı konuşurken, hep birlikte göreceğiz….