Mobbing, işyerindeki çalışanların, sosyal ilişkilerinde yapılan kısıtlamalar, sözlü saldırılar, kişilerin itibarlarına yapılan saldırılar, kişilerin fiziksel sağlığına yönelik adil olmayan uygulamalar, mesleki yetersizliğe yönelik asılsız söylemler gibi birçok alt başlıkta ele alınabilir. Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman, iş yerinde mobbinge uğrayan birçok kişinin bunun farkında olmadığını belirterek mobbingle nasıl mücadele edileceğini Elips Haber’e anlattı.
‘’Mobbing örgüt içi barışı bozan bir unsurdur’’
Mobbing nedir?
‘’İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından, diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde tekrarlanan, yıldırma, karşısındakini pasifize etme, işten soğutma, iş yaptırmama veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar toplamıdır. Burada Mobbing ne değildir cevabını da vermek gerekir. Anlık işyeri çatışmaları, kabalık, ayrımcılığa dayanmayan ve herkese işin gereği olarak ortak yapılan davranışlar mobbing değildir.
‘’Mobbing bir insan hakları ihlalidir’’
Mobbingle nasıl mücadele edilir?
Mobbing örgüt içi barışı bozan bir unsurdur. Yapılan araştırmalar mobbingin bireyler, aileler, örgütler ve toplum üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Mağdurlarda aşırı strese bağlı fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar ve intihar ile sonuçlanabilen travmalar; Ailelerde mutsuz ebeveynler ve çarpık yetişen çocuklar, artan boşanmalar; Kurumlarda anlaşmazlıklar, hastalıklı şirket kültürü, düşük moral ve kısıtlanmış yaratıcılık; Toplumda mutsuz bireyler ve politik kaygısızlık ortaya çıkmaktadır. Mobbingin birey üzerinde olduğu kadar kurum üzerinde de tahrip edici sonuçları vardır. Bir işveren ya da yönetici, mobbingin işyerine vereceği zararların ne denli ağır olacağını bilmeli, bu süreçle mücadele etmek ve buna son vermek için süratle elinden geleni yapmalıdır. Bilerek ya da bilmeyerek yapılan psikolojik taciz davranışı, makro düzeyde ülkemizin beşeri ve sosyal sermayesini yok ederken; mikro düzeyde ise çalışanların itibarını ve onurunu zedeliyor. İnsan kaynağımızı tüketiyor. Verimliliğimizi azaltıyor. İnsanımızın sağlığını kaybetmesine neden olarak, çalışma hayatını olumsuz etkiliyor. Mobbing bir insan hakları ihlalidir.
‘’Bir işveren ya da yönetici, mobbingin işyerine vereceği zararların ne denli ağır olacağını bilmeli’’
Mobbing ile Mücadele Yöntemlerine gelirsek Mobbing ile mücadelede kullanılan yöntemleri bireysel, örgütsel, toplumsal ve hukuksal yöntemler olarak sınıflandırabiliriz. Mobbing ile Bireysel Mücadele Çalışanların mobbing ile bireysel olarak mücadele edebilmeleri için öncelikle haklarını çok iyi bilmeleri ve haklarını aramaktan çekinmemeleri gerekir. Kişinin öncelikle mesleki niteliklerini geliştirerek özgüvenini yitirmemesi, koruması gerekir. Kişinin kendisini ‘kurban’ zihniyetinden kurtarması, kontrollü adımlar atarak, önündeki tüm seçenekleri değerlendirmesi gerekir. Mobbing ile Örgütsel Mücadele gelirsek, mobbing her örgütte görülebilir. Bir başka deyişle her örgüt kendi psikolojik tacizcisini üretme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle de örgütler psikolojik tacizi yönetme yeteneğine de sahip olmalıdır. Örgütün ilk yapması gereken sağlam bir örgüt kültürü oluşturmaktır ki bu aşamada uzman psikologlardan da yardım alınmalıdır. Örgüt içerisinde huzurlu bir iş ortamının yaratılması psikolojik tacizi önleyici bir tedbirdir. Çalışanlar eğitilerek mobbing konusundaki farkındalıkları arttırılmalıdır. Örgütler mobbinge karşı yaptırımlarını, şikâyet ve soruşturma prosedürleri ve uygun olduğu hallerde, işyeri düzeyinde uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını kesin olarak ortaya koymalıdır.
‘’Her örgüt kendi psikolojik tacizcisini üretme yeteneğine sahiptir’’
Mobbing ile Toplumsal mücadele üç ana başlık altında toplanabilir: İletişim araçları, medya ve Sosyal medya araçları kullanılarak toplumun psikolojik taciz konusunda farkındalığı ve toplumsal bilinçlendirme artırılabilir. Bugün dünyada pek çok ülkede psikolojik tacize uğrayanlara yardımcı olan destek hatları vardır. Ülkemizde bu amaçla Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi Alo 170 hattı mobbing şikayetlerinin almakta, Psikologlar vasıtasıyla psikolojik taciz mağdurlarına destek sağlanmaktadır. STK’lara da bu konuda önemli görevler düşmektedir. Sendikalar, üyelerinin çalışma hayatındaki sorunlarıyla ilgilenen kurumsal yapılardır. Sendika temsilcileri, işyerindeki psikolojik saldırılarını araştırabilmekte, toplu sözleşmelere, iş sözleşmesine psikolojik tacize karşı yaptırım maddelerini ekletebilirler.
‘’Ülkemizde müstakil bir mobbing ile mücadele kanunu çıkarılmalıdır’’
Mobbing ile Hukuksal Mücadeleye gelirsek Mobbing ile mücadelede en büyük görev devlete düşmektedir. İlk olarak mobbing eylemleri suç olarak kanunlara yansıtılmalı ve yaptırımları ortaya konmalıdır. Ülkemizde son yıllarda artan mobbing davaları bu konuda mağdurların artık sessiz kalmadığının ve yasal düzenleme gerekliliğinin en önemli göstergeleridir. Mobbing’e karşı özel bir yasal düzenleme olmamasına karşın Anayasa, iş Kanunu, Medeni Kanun ve Yeni Borçlar Kanunu’nda kişilik haklarına karşı saldırılara ilişkin hükümler yer almaktadır. Ülkemizde hiç vakit geçirilmeden müstakil bir mobbing ile mücadele kanunu çıkarılmalıdır.
‘’Durumun farkında olduğunuzu ‘Zorba’lara gösterin’’
Mobbinge uğrayan kişiler ne yapmalı?
Durumun farkında olduğunuzu ‘Zorba’lara gösterin. Siz durumun bilincinde olduğunu onlara göstermediğinizde Mobbing’in şiddeti ve sıklığındaki artış daha da fazla olabilir. Onların davranışlarının farkında olduğunuzu ve bu davranışlara prim vermediğinizi göstermeniz yardımcı olabilir. Ancak bu, ‘Zorba’larla tartışmaya girmeniz, bilerek onlara karşı çıkmanız ve dikkatleri üzerinize çekmeniz demek değildir. Kendinizi açık hedef haline getirmemeye çalışmalısınız.
Göz kontağını koruyun. Göz kontağının pek çok kültürde güç, önem ve bağlılık gibi anlamları vardır; yine bu kültürlerde siz gözünüzü birinden kaçırıyorsanız ya ondan korktuğunuz içindir ya da utandığınızdan. Bu nedenle sözlü saldırılarına devam ettikleri sırada gözlerinizi kaçırmanız onların hedefi tam on ikiden vurduklarını düşündürecektir, göz kontağını korumanız bu anlamda önemli.
İşyerinizde daha önce yaşanmış benzer durumlarda ne yapıldığını araştırın. Vaka tabanlı raporlama veya benzer sisteme sahip bir şirkette çalışıyorsanız bu kaynaklardan yardım alarak daha önce böyle bir durumun yaşanıp yaşanmadığını, yaşandıysa ne gibi çözümler getirilebildiğini araştırabilirsiniz. Böylece Mobbing’in önüne tam olarak geçip geçemeyeceğinizi, ne gibi yöntemler izleyebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Üstünüzle veya İnsan Kaynakları Departmanıyla konuyu kanıtlarıyla görüşün. Kanıt olarak size iletilen yazılı taciz mesajları, masanıza bırakılan bir not/obje veya masanızın/ofisinizin kasti olarak izole edilmesi gibi durumlar iş görebilir. Durumunuzu bu kişilerle paylaşmanız Mobbing’e karşı yaptırım sürecini hızlandırabilir.
Durum gerçekten çok ciddi bir hal aldıysa hukuki olarak neler yapabileceğinizi araştırın. Bazı durumlar gerçekten ileri boyutta fiziksel ve cinsel taciz/şiddete doğru kayabilir, bu durumda haklarınızı araştırıp işi hukuki yoldan çözmeye çalışabilirsiniz. İşinizi, şirketinizi çok seviyor olabilirsiniz; finansal olarak işinize ihtiyaç duyabilirsiniz veya başka sebeplerden dolayı devam etmeniz gerekebilir. Umuyoruz hiç kimse benzer bir durumu hiç yaşamaz, ancak tedbirli olup böyle bir durumla karşılaştığımızda yapabileceklerimizi bilmekte fayda var. Mobbing mağduru iseniz öncelikle üyesi olduğunuz sendikadan destek alın. Mevzuat çerçevesinde ÇSGB (Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu) TBMM Dilekçe Komisyonu, CİMER, Alo 170, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ve İl, İlçe İnsan Hakları Kurulları’na başvuru yapabilirsiniz. Mahkeme aşamalarından sonra Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda bulunabilirsiniz. İç Hukuk yollarını tükettiğinizde AİHM’ne de başvurabilirsiniz. Her aşamada Mobbing ile Mücadele Derneğinden de destek ve yardım isteyebilirsiniz.
‘’Türk Hukuk Sisteminde müstakil bir Mobbing ile Mücadele Kanunu bulunmamaktadır’’
Yasalar mobbinge uğrayan kişilerin yanında mı? Bu yasalar yeterli mi?
Türk Hukuk Sisteminde direkt olarak Mobbingi tanımlayan, ceza ve yaptırımlarını ortaya koyan müstakil bir Mobbing ile Mücadele Kanunu bulunmamaktadır. Ülkemizin taraf olduğu AB sosyal şartının 26.maddesi, ILO sözleşmeleri, İnsan Hakları Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi, Anayasamızın 10.17.49. 50. maddeleri, Borçlar Kanunun 58. ve 417.maddeleri, Medeni kanunun 24 ve 25.maddeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10. ve 125/d bendi, Türk Ceza Kanunu’nun 96. 96. 117. 121. 123. 125. 257. 267.ncı maddeleri, kapsamında idari, cezai ve tazmini gereken suçlardandır. Ülkemizde müstakil bir mobbing kanununun çıkarılması gerek.
‘’Mobbing, cinsiyet, ırk, yaş, din veya cinsel yönelim gibi çeşitli faktörlerden de kaynaklanabilir’’
Sizce mobbingin cinsiyet kategorisi var mı?
Evet, mobbingin cinsiyet kategorisi vardır. Mobbing, cinsiyet, ırk, yaş, din veya cinsel yönelim gibi çeşitli faktörlerden de kaynaklanabilir. Cinsiyet temelli mobbing, bir kişinin cinsiyeti nedeniyle taciz edilmesidir. Bu tür mobbing, kadınlara karşı daha yaygındır, ancak erkekler de cinsiyet temelli mobbinge maruz kalabilirler. Cinsiyet temelli mobbing, ciddi sonuçlara yol açabilir. Mobbing mağdurları, depresyon, anksiyete, stres ve uyku sorunları yaşayabilirler. Mobbing mağdurlarının, işyerinde performanslarını düşürür ve hatta işten ayrılmaya, bu süreç Allah korusun intihar ve cinayete kadar gidebilir.
‘’Mobbingin Üniversitelerde seçmeli ders olarak okutulması tavsiye kararı çıkarılmıştır’’
Okullarda, kurumlarda mobing eğitimi olmalı mı?
Okullarda mutlaka Akran Zorbalığı ve mobbing konusunda eğitimler verilmelidir. Ülkemizde mobbing ile ilgili ilk idari düzenleme 2011/2 sayılı Psikolojik Taciz ile Mücadele Başbakanlık genelgesidir. Genelgede; “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.” hükmü yer almaktadır. Bu genelgeye rağmen maalesef bu eğitimlerin yeterli düzeyde yapılmadığını söyleyebiliriz. Derneğimizin YÖK ile görüşmesi sonucunda 2015 yılında YÖK tarafından Mobbingin Üniversitelerde seçmeli ders olarak okutulması tavsiye kararı çıkarılmıştır. Halen Kocaeli Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde mobbing seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Derneğimizde 2010 yılından bugüne Mobbing temel eğitimi ve Mobbing Temel Analiz Uzmanlık Eğitimleri verilmektedir.
‘’Kişiye yönelik olumsuz tutum ve davranışlar gizli veya açık olabilir’’
Toplum mobingin ne olduğunu biliyor mu?
Toplumun mobbing konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu söylememiz mümkün değil. Her türlü psikolojik şiddetin mobbing olduğu düşünülüyor. Oysa Mobbing her şeyden önce İşyerinde gerçekleşmelidir. Mobbing Üstler tarafından astlarına uygulanabileceği gibi, astları tarafından üstlerine de uygulanabilir ya da eşitler arasında da gerçekleşebilir. Yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacıyla yapılmalıdır. Sistemli bir şekilde yapılmalıdır. Süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanmalıdır. Kasıtlı yapılmalıdır. Çoğu zaman sinsice planlanarak yapılır ve Mağdur yapılanın mobbing olduğunu çok geç algılar. Yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olmalıdır. Kişiye yönelik olumsuz tutum ve davranışlar gizli veya açık olabilir. Mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkmalıdır.’’