Kutlu Adalı kimdir? Kutlu Adalı nereli ve kaç yaşındadır? Sorularının cevabı merak ediliyor. Kutlu Adalı kim olduğu merak ediliyor. Arama motorlarında Kutlu Adalı kimdir? Kutlu Adalı kaç yaşında, nereli, mesleği ne? Sorgulamaları yapılıyor. Kutlu Adalı biyografisini haberimizde derledik…

Kutlu Adalı kimdir?

Kutlu Adalı, (d. 1935, Lefkoşa - ö. 6 Temmuz 1996, Kuzey Lefkoşa) Kıbrıs Türkü gazeteci, şair, yazar, bürokrat.

3 Ocak 1935'te Lefkoşa'da doğan Kutlu Adalı, ailesiyle 1938'de Antalya'ya göç etti. İlk, orta ve lise eğitimini Antalya'da tamamladı. 1954 yılında Kıbrıs'a döndü. 1950'lerden itibaren Kıbrıs'ta yazıları yayımlanmaya başladı. 1959'da Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu tarafından yayımlanan Nacak gazetesinde yazı işleri müdürü olarak gazetecilik mesleğine girdi. Yine 1959 yılında Beşparmak Yayınevi'ni kurdu. Beşparmak adında kültür dergisini çıkardı. Söz, Ortam, Kıbrıs Postası ve Yenidüzen gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Kutlu Adalı, 1961'den 1972 yılına kadar Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın özel sekreterliğini yaptı. Bu görevden ayrıldıktan sonra Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'nda çalışmaya başlar. 1974 yılında Nüfus Kayıt Dairesi'nin kimlik kartları bölüm başkanlığı görevine getirildi. 1979 yılında KKTC Turizm Bürosu danışmanlığına tayin edilir. 1987 yılında bu görevden emekliye ayrılır.

Kutlu Adalı, memurluk hayatında Kerem Atlı müstear ismiyle çeşitli yayınlarda yazılar yazdı. 1981 yılından itibaren yazılarında gerçek adını kullanmaya başladı. 1989 yılından itibaren de Yenidüzen gazetesinde yazmaya başladı. İsmail Bozkurt'un ifadesine göre "eleştirel, uyarıcı, yergi ağırlıklı ama kültürel birikimi olan" yazılar kaleme alan Adalı, eleştirileri nedeniyle dönemin siyasilerinden tepki topladığı gibi evine polis baskınları ve aramalarla karşı karşıya kaldı, mahkemelik oldu. Bu dönemde evi "birkaç kez" taşlandı ve kurşunlandı.

Kıbrıs Sorunu'nda çözüm taraftarı olan ve adada tek devletli bir idare teşkil edilmesini savunan Adalı, Rauf Denktaş ile zaman zaman görüş ayrılıkları yaşadı. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs devletinin iç işlerine müdahale etmesine, Kıbrıs’ta kontrgerilla tipi yasadışı ve karanlık yapılanmalara karşıydı.

Fakat kamu hizmetinden ayrılması ile 1985'ten sonra Denktaş'a muhalefet eden ve Kıbrıslılık kavramını öne çıkaran köşe yazıları yazmaya başladı. Kıbrıs Türk Barış Derneği ile Bağımsız ve Federal Bir Kıbrıs İçin Temas Grubu'nun kurucuları arasında yer aldı.

16 Mart 1996 tarihinde Gazimağusa’da tarihî bir eser olan St. Barnabas Manastırı'na silahlı ve maskeli bir grup tarafından bir soygun düzenlendi. Kuzey Kıbrıs'ta, Güney Kıbrıs'ta ve Türkiye'de bu tuhaf soygun hakkında çeşitli iddialar yayımlandı. Ancak soygun ya da baskının kimler tarafından, ne amaçla gerçekleştirildiği aydınlatılamadı. Yenidüzen gazetesi ve Kutlu Adalı, ısrarla soygunun aydınlatılması yönünde yayın yaptı. Kutlu Adalı, 17 Mart 1996 tarihinde soyguna katılan arabaların renklerinin ve plakalarının kaydedildiğini, arabaların iki Sivil Savunma Örgütü mensubu üzerine kayıtlı olduğunu yazdı. Bu yazının ardından Kutlu Adalı, Sivil Savunma Örgütü’nün Yenidüzen gazetesini arayarak kendilerini tehdit ettiklerini açıkladı. Kutlu Adalı'nın yazıları devam etti. 23 Mart 1996'da olayın soygun ya da baskın olmadığını, Kıbrıs Harekatı'nda görev yapmış ve yasadışı işlere bulaşmış askerlerin harekat sırasında Rum evlerinden çaldıkları mücevher ve değerli eşyaları St. Barnabas Manastırı'na sakladıklarını ve söz konusu baskının işte bu ganimeti almak amacıyla düzenlendiği yönünde söylentiler dolaştığını yazdı.

Kutlu Adalı, 6 Temmuz 1996 gecesi evinin önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıda öldürüldü. Polis Genel Müdürlüğü'nün başlattığı soruşturma sonuç vermedi ve cinayeti kimin işlediği belirlenemedi. Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı. 31 Mart 2005'te mahkeme, cinayet hakkında yeterli ve inandırıcı araştırma yapılmadığı gerekçesi ile Türkiye'yi mahkûm etti. Manevî tazminat olarak İlkay Adalı'ya üç ay içinde ödenmek üzere 20 bin avro, mahkeme masrafları için ise 75 bin avro, toplamda ise 95 bin avro Türkiye'ye para cezası kesildi.

Cinayet çeşitli kesimleri ifade özgürlüğünü savunucu tepkilere itti. Burhan Eraslan, verilen tepkileri "Gerçekten de bu cinayet, Kutlu Adalı'nın yazılarında talep ettiği gibi 'konuşan toplum'un başlangıcı oldu" diyerek yorumladı.

Sedat Peker, 23 Mayıs 2021 tarihinde YouTube aracılığıyla Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili bildiklerini anlattı. Peker, Adalı cinayetiyle ilgili dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ı ve Ağar'ın çalışma arkadaşı Korkut Eken’i işaret etti. Kendisinden suikast için tetikçi istendiğini, kardeşi Atilla Peker'i görevlendirdiğini, ancak suikastin başka bir grup tarafından yapıldığını iddia etti.

Kaynak: Haber merkezi