UNESCO Jeopark Denetçisi John Galloway, ilk kez ziyaret ettiği Türkiye'de önemli deneyimler elde ettiğini açıkladı.

Jeoparkın sadece jeoloji açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Galloway, bölgeyi, insanların yaşamsal çalışmalarına devam ettiği dinamik bir ortam olarak gördüklerini belirtti.

Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı Koordinatörü Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncer Demir ise heyetin değerlendirme amaçlı ziyarette bulunduğu bilgisini vererek şunları söyledi:

"Jeoparkın hemen hemen bütün jeositlerini gördüler ve değerlendirdiler. Oldukça başarılı bir değerlendirme sürecini geçirmiş olduğumuzu düşünüyorum. Umuyoruz ki bu değerlendirme sonunda gelecek 4 yıl için yeniden yeşil kart alarak yolumuza başarılı bir şekilde devam etmeyi düşünüyoruz."

Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı Koordinatörü Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Aytaç, jeoparkların doğal ve kültürel mirasın entegre bir biçimde korunduğu sürdürülebilir kalkınma alanları olduğunu açıkladı.

Türkiye'nin ilk "Avrupa ve UNESCO Jeoparkı" olma özelliğini 2013 yılında kazanan bölgede 4. kez "sertifika yenilenmesi" amacıyla yapılan ziyaretin sonuçları eylül ayında kamuoyuna açıklanacak.

Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı

Antik Çağ coğrafyacısı Strabon'un "Geographika" eserinde "Katakekaumene-Yanık Ülke" olarak tanımladığı Kula, 80'den fazla volkan konisi ile peri bacaları, karstik mağaralar, kanyonlar, kaya mezarları, taş köprüler ve tarihi evlerin dışında çok sayıda jeolojik, jeomorfolojik ve doğal mirası içinde barındırıyor.

UNESCO Global Jeoparkı sınırlarına Salihli ilçesinin 2019 yılında dahil edilmesiyle bölgenin adı Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı olarak değiştirildi, kapladığı alan 2 bin 320 kilometrekareye çıkarıldı.

Salihli'de bulunan Adala Kanyonu, Sart Harabeleri, Bin Tepeler Höyük Mezarları, Kurşunlu Kaplıcaları, Artemis Tapınağı jeopark ağına eklendi.

Editör: Deniz Dalgıç