Kore Kültür Merkezi, Kore kültürünü yakından tanıtmak için düzenlediği etkinliklere hız kesmeden devam ediyor. Ankara’da bulunan Kore Kültür Merkezi, Kore sanatına merakı olan Türklerin ilgilerini arttırmak ve tanıtmak için 22 Haziran- 28 Temmuz arası sergi salonunu sanatseverlere açtı.
24 Haziran Cumartesi günü, saat 15.00’da sanatçı Park Ji An’ın katılımıyla açılışı gerçekleşen sergide sanatçının “Zaman Duruyor”, “Uzun Zaman Geçtikten Sonra”, “İstanbul’un Gece Manzarası”, “İstanbul Hatıraları” gibi eserleri sergilendi. Sergide sanatçı Park Ji An’ın , “Medeniyet ve Işık” konulu sergisindeki eserlerinde görkemli bir dönemin sembollerinin solmuş güzellikleriyle birlikte ışıldayan görüntülerini yakaladığı ve bunu izleyicilere tanıtmayı amaçladığı belirtildi.
Sanatçı Park Ji An, Kore sanatı ve düzenlenen sergi ile ilişkin sorularını ELİPS HABER’e şöyle yanıtladı:
Resim yapmak, sergi düzenlemek nasıl bir duygu? Düşünce ve hislerinizi insanlara aktarabildiğinizi düşünüyor musunuz?
İlk kişisel sergim olduğu için çok mutluyum. Bir başarı duygusu vardı ve kendimle gurur duyuyordum. Benim bakış açım önemli olduğundan dolayı kendi düşüncelerim ve duruşum seyirciden daha öncelikliydi. Ancak birkaç kez tekrarladıkça, sergiyi izleyicilerin gözünden görmeye başlıyorum. “Sanatçı hangi mesajı vermek istemiş, bir empati bağı oluşturmak mümkün mü, verdiği his/duygular iyi mi, iyi renklere sahip mi?” vb. gibi izleyicilerin eserleri izlerken ne düşündüğünü merak ediyorum. Eserlerim önceki serginin eserlerine göre daha fazla gelişiyor mu, geriliyor mu, duruyor mu? Bu perspektiften bakıyorum.
‘’Bir sanat eseri sanatçının ellerinde doğar’’
Duygu ve düşüncelerimi insanlara aktarabileceğimi düşünmüyorum. İzleyiciler, eserleri izleyip o duyguları hissettiği ve sanatçının düşüncelerini tahmin edebilir ama sergi salonunda eserlerin asıldığı noktadan itibaren sanatçı ve eserin ayrıldığını düşünüyorum. Bir sanat eseri sanatçının ellerinde doğar, ancak izleyicinin hissettiği düşünce ve duygulara bağlı olarak eserin kendi yaşam gücünü kazandığına inanıyorum.
En çok hangi tür üzerinde çalışıyorsunuz ve neden bu türde çalışmayı tercih ediyorsunuz?
Çalıştığımız tür antik mimaridir. Mimari, bir medeniyetin bir zamanlar üzerinde geliştiği her şeydir. Zaman geçtikçe asıl amaçları değişti ve çürüyorlar, ancak sadece var olmalarıyla bile estetik bir değere sahipler.
Kore'de sanat ve resme olan ilgi nasıl? Kore sanatı için neler söyleyebilirsiniz?
Kore’de sanata olan ilgi çok fazla. Her yıl düzenli olarak büyük şehirlerde çeşitli sanat fuarları düzenleniyor ve sanatçılar da kişisel olarak çok aktif çalışıyorlar.
‘’Sanatçıların her birinin kişisel değerlerine dayanan sanat eserlerini tek kelimeyle tanımlamak zor’’
Kore güzel sanatının tanımının tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Doğu Asya sanatı ya da Kore tarzı türler Kore güzel sanatları olarak adlandırılıyor ise, çeşitli türlere ayrılmaktadır ve sanatçıların her birinin kişisel değerlerine dayanan sanat eserlerini tek kelimeyle tanımlamak zordur.
Türkiye'deki sanat ve resim hakkında görüşleriniz nelerdir? İki ülkenin sanat anlayışı arasında benzerlik ve farklılıklar nelerdir? Sizin de sevdiğiniz, ilham aldığınız Koreli ve Türk ressamlar var mı?
Türkiye'de resimlerden çok el sanatları ve çiniler ilgimi çekiyor. Değerli taş işlemelerinin ya da çinilerin renk ve desenleri sanat eseri olarak en üst seviyede görünüyor ve gündelik nesnelerin çoğunun ne kadar güzel ve narin olduğu beni etkiledi.
İki ülke arasındaki sanat anlayışındaki benzerlikler ve farklılıklar çok fazla olduğu için bunun hakkında konuşmak zor. Benim bakış açımdan bakarsak, Kore Kültür Merkezi'ndeki sergiye Türkiye'deki insanların tepkisini merak ediyorum. Aynı eseri Kore'de sergilediğimde ve Türkiye'de sergilediğimde izleyicilerin verdiği tepkilerin iki ülke arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları göstereceğini düşünüyorum.
‘’Orhan Pamuk’un ‘Benim Adım Kırmızı’ kitabını okumak, İslami minyatür resim sanatı türüne ilgi duymamı sağladı’’
Sevdiğim sanatçılar sınırlı değil. Alan ya da türden bağımsız olarak bana ilham veren sanat eserlerini tercih ediyorum. Örneğin Orhan Pamuk’un “Benim Adım Kırmızı” kitabını okumak, İslami minyatür resim sanatı türüne ilgi duymamı sağladı ve bana kırmızı rengin farklı bir yorumunu ve anlamını ve bu konuda çalışma isteği için itici bir güç verdi.
Ressam olmak isteyenlere ne tür tavsiyeler verebilirsiniz?
‘’Ressam olmak istiyorsanız, kendi yolunuzu bulmalısınız’’
Geriye dönüp baktığımda, sanatçı olmak istediğimi hiç düşünmediğimi, sadece resim yapmak istediğimi ve içimdeki göstermek istediğim hırsı/tutkuyu resim denilen araç aracılığı ile ifade ettiğimi düşünüyorum. Bunu yaparken başkaları tarafından bir sanatçı olarak tanındım ve iyi sergi fırsatları yakaladım. Ne istediğinizi ve ne yapmak istediğinizi bilmek en önemli şey. Eğer ressam olmak istiyorsanız, kendi yolunuzu bulacağınızı düşünüyorum.
Son olarak bu serginiz özelinde söylemek istediğiniz şeyler nelerdir?
Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihi ve kültürü her zaman ilgimi çekmiştir. Muhteşem mimarinin göz kamaştırıcı renkleri, süslü desenleri ve motifleri bana çok güzel geldi ve bunları resimlerimde ifade etmek istedim. Türkiye'deki Kore Kültür Merkezi'nde sergi açma fırsatının verilmesi gelecekte sanat aktiviteleri yaptığım zaman boyunca büyük bir şans olarak kullanacağıma şüphesiz inanıyorum. Röportaj yapma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.