İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, parti genel merkezinde ''Gel, Seç, Tarihe Geç' sloganıyla düzenlenen toplantıda konuştu.

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in gözaltına alınmasına tepki gösteren İmamoğlu, "Sabah 4 sularında evine, eşi uyurken polis baskınıyla giriliyor, arama yapılıyor ve gözaltına alınıyor. Hakkındaki itham her neyse ifadeye çağrıldığında koşa koşa gitmekten asla tereddüt etmeyecek bir belediye başkanına sabah 4’te ev baskını yapmak nasıl bir iddia? Nasıl bir kişisel hırs?" diye sordu. 

"Sabah 4’te ev baskını yapmak nasıl bir iddia? Nasıl bir kişisel hırs?"

İmamoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bugün tarihi bir gündür. Bugün partimizin Türkiye tarihinde ilk kez cumhurbaşkanı adayını partinin üyeler seçsin diye yola çıkışının ilk günü. Yine bu sabah aylardır ülkemize yaşatılan utanç verici, hepimizin başını öne eğdiren ve gerçekten insanlarımızın yaşamlarıyla ilgili dahi tereddüte düşüren uygulamalardan birisini daha yaşamanın utancı içerisindeyiz.

Beykoz’da 65 yıllık iyi eğitimli, daha önce de belediye başkanlığı yapmış, devlet adabını bilen insanlarla iyi diyalog kurmuş, daha önceki dönemi 90’lı yıllarda olmasına rağmen hala insanların evinde, barkında hizmetinin sesini duyduğumuz Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler, sabah 4 sularında evine, eşi uyurken polis baskınıyla giriliyor, arama yapılıyor ve gözaltına alınıyor. Hakkındaki itham her neyse ifadeye çağrıldığında koşa koşa gitmekten asla tereddüt etmeyecek bir belediye başkanına sabah 4’te ev baskını yapmak nasıl bir iddia? Nasıl bir kişisel hırs?

"O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek"

Utanç verici. Bunlar bu ülkede asla görmek istemeyeceğimiz, bir kişinin dahi yaşamasını istemeyeceğimiz ayıp şeyler. Türkiye’de bunlar çok kötü işlere bizi alıştırmak istiyorlar. Hepsine bu işin sürdürülemez olduğunu biz göstereceğiz. Türkiye’de her şey çok hızlı değişir. O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek. Siyaseti dizayn etmeye çalışan başka cumhurbaşkanı ve bu yönetim anlayışı o gün anlayacaklar ki bu milletimizin kafasında hiçbir şeyi dizayn edememiştir. Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Birkaç sene çabuk geçer, zannediyorlar ki karşılarında pes edecek bir insan grubu var. Asla yok! Tarihin en büyük hezimetini onlara yaşatacak olan buradaki insanların temsil ettiği on milyonlarca insanım var!

Onlara güle güle demeyi, onları göndermeyi dört gözle bekliyorum. Hepimiz bir kavşaktayız, tarihimizin önemli bir kavşağında…Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında geleceğin rotasını tayin etmenin eşiğindeyiz. 102 yıl önce büyük bir yıkımın ardından bitap düşmüş bir memleketin, ekonomisini, adaletini, birliğini inşaa ete sorumluluğuyla karşı karşıya olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iradesine, azmine, kararlılığına hep birlikte bugün ihtiyacımız var. Kıymetli yol arkadaşlarım, bugün yine yeniden hep birlikte yola çıkıyoruz. Dünya yeniden kurulurken biz de Türkiye’nin bu yeni dünyada nasıl bir yer alacağına hep birlikte karar vereceğiz.

Zafer Partisi'nden Öcalan'ın çağrısına tepki: Süreci baltalayacağız Zafer Partisi'nden Öcalan'ın çağrısına tepki: Süreci baltalayacağız

"CHP silkindi, değişmeye başladı, değişimi başlattı"

Yıllar içerisinde daha da otoriterleşen ve ülkemizi krizlerden koruyamayan, hatta krizlerin içine gömülmesine fırsat taşıyan iktidarların eline düştü. Uzun yıllardır iktidar olamadığımız için Cumhuriyetin ikinci yüzyılına köklü kurumları zayıflamış bir devletle, işlevsizleşmiş bir meclisle, liyakati sorgulanan bir bürokrasi ile ne yazık ki çökmüş bir adalet sistemiyle, demokratik dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile yarısı yoksulluk sınırının altında bir nüfusla girdik.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına vatandaşlarımızı yerli ve milli olanlar, olmayanlar diye ayrıştıran, muhalefete tahammülsüz, adaleti paramparça etmiş, eğitimi çökertmiş, ülkemize eşi benzeri görülmemiş bir hayat pahalılığı yaşatan bu iktidarla girdik.

Buradan çıkartmamız gereken bir şey var. Buna son vermek zorundayız. CHP değişirse Türkiye değişir. CHP silkindi, değişmeye başladı, değişimi başlattı. 2023 kurultayında üzerindeki o seçim sonrası çökmüşlüğü, kaybedilen genel seçim sonrası umutsuzluğu üzerinden attı ve bu silkinişle 31 Mart 2024 gününden bugüne Türkiye’nin birinci partisiyiz. Biz artık yola çıkmak zorunda olduğumuzu buradan ilan etmeliyiz. CHP’de değişimi başlattık, güçlendirdik, yolumuz güçlü bir şekilde sürüyor. Şimdi sıra ey halkımız Türkiye’yi değiştirmekte. Bugün bu yola çıkıyoruz.

"Onlara hatırlatalım; CHP halkın kendisidir, halktır, halk!"

Partimiz aday belirleme kararı verdi. Açıkçası kıymetli genel başkanımızın bu kararı duyurduğundan bu yana toplumda büyük bir heyecan oluşmuştur. Halkımız bu iktidarın rakipsiz olmadığını, güçlü bir seçeceğinin olduğunu gördü ve çok umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor çünkü onlar bugüne kadar kendilerini rakipsiz zannettiler. Rakiplerini kendileri belirleyebilir zannettiler. İktidarlarını sonsuz zannettiler. CHP’yi birliğini sağlayamaz, kendi iç gerilimlerinde boğulur, siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için ve ortaya koyduğumuz bu demokratik süreç için bunu gördüklerinde çok büyük bir kaygıya, korkuya kapıldılar. Korkuyorlar!

Bu milletin onlara verdiği yetkiyi sonuna kadar istismar etmeye başladılar.

Siyasi yasak getirmek istiyorlar, partimizin kurultayını iptal etmek, partimize kayyum ataması için süreç takibi yapıyorlar. Gözleri o kadar kararmış ki bu milletin kararından yılmadığını, yaptığı seçimleri, tercihleri asla zalimlerin zulmüne kurban etmediğini, seçimlerin özellikle tercihlerinin seçme yetkisinin elinden alınmasına asla izin vermediğini unutmuşlar. Sanıyorlar ki ellerindeki geçici yetkilerle milletin kararına el koyabilirler. Sanıyorlar ki mahkemelerde halkın partisini durdurabilirler. Zavallılar, çaresizler, acizler! Onlara hatırlatalım; CHP halkın kendisidir, halktır, halk! Halkı durduramazsın, halkı engelleyemezsin, halkı kapatamazsın.

"Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun?"

Ekrem İmamoğlu da bu halkın, bu milletin oğludur. Onu milletin elinden alamazsın. Sanıyorlar ki Ekrem İmamoğlu’nu aday yapmazlarsa kurtulurlar. Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun? Bu kararlı gözlerden, o bir çift mavi gözdeki kararlılığı görebilirsiniz.

Bizim tek hayalimiz var. Bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuk sistemini, demokrasiyi, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek. Devleti bir avuç insanın değil, milletin çıkarlarının, güvenliğinin, geleceğinin bekçisi haline getirmek. Bu yola kendime güvendiğim için, size güvendiğim kadar çıkıyorum. Partimizin aday kararı bu baskıcı iktidara rakipsiz olmadığını buradan net bir şekilde gösterdi.

Muhabir: Şevval Dalgıç