Çiçek hastalığı
Resmi olarak ortadan kaldırılan hastalıklardan biri olan çiçek hastalığının neredeyse 3000 yıldır var olduğu biliniyor. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olan bu hastalığın semptomları yüksek ateş, ağız yaraları, kusma gibi acı verici yollarla kendini gösteriyordu. Hastalığı kapan 3 kişiden en az birinin öldüğü bilinirken, kurtulan kişiler ise genellikle körlük ve kısırlık gibi kalıcı hasarlar alıyordu. Yüzyıllar boyunca insanlığın korkulu rüyası olan çiçek hastalığı, şu anda resmi olarak ortadan kaldırılan iki hastalıktan biri. Kökeni bilinmemekle birlikte en az 3000 yıldır var olduğuna dair kanıtlar var.
Hastalığın ortadan kaldırılması ile Edward Jenner adlı bir doktor sayesinde gerçekleşti. 1796 yılında öncesinde sığır çiçeği hastalığı geçiren sütçü kızların çiçek hastalığına yakalanmadığını fark eden Jenner, James isimli bir çocuğa hastalığı bulaştırarak bu düşüncesini test etti. 9 yaşındaki James, defalarca çiçek hastalığına maruz bırakılmasına rağmen hastalığı kapmadı. Jenner, 1801’de bu deneyini ‘’Aşının Kökeni Üzerine’’ adıyla yayınladı ve bulduğu aşı dünyaya yayılarak insanların bu hastalıktan kurtulmasını sağladı.
Difteri
Bulaştığı insanın boğazında kalın bir tabaka oluşturarak hastanın nefes almasını zorlaştırıp boğularak ölmesine sebep olan difteri hastalığı ilk kez 17. yüzyılın başlarında görüldü. Hastalığın ölüm oranı en çok beş yaş altı çocuklar ve 40 yaşından büyük yetişkin bireylerde görülüyordu. Hastalık, 1920’lerde Gaston Ramon’un geliştirdiği aşı sayesinde ortadan kalkmaya yaklaştı. Fakat Sovyetler Birliği’nin dağılması bu gelişmenin önüne geçti. Aşı oranlarının Sovyetler Birliği’nde düşük olması, hastalığın tekrar yayılmasına yol açtı. Sonrasında bu durum kontrol altına alındı ve aşının tekrar yayılmasıyla hastalık ortadan kalktı.
Fosfor çenesi
Bu hastalık, 19. yüzyılda kibritlerin baş kısımlarına sarı fosfor eklenmesi sonucu ortaya çıktı. Bunun sebebi, sarı fosfor sayesinde kibritin daha hızlı tutuşmasıydı. Bu gelişme sonucu fabrikalarda çalışan işçiler fosfordaki zehirli kimyasalları soluduğu için ‘’fosfor çenesi’’ hastalığına yakalandı. Hastanın ağzında apseler çıkarıp yüz şeklinin bozulmasına sebep olan fosfor çenesi, 1906 yılında imzalanan Uluslararası Bern Sözleşmesi’nin fosforlu kibrit üretimini yasaklaması sayesinde ortadan kalktı.
Cüzzam
Orta Çağ’ın en çok bilinen hastalıklarından olan cüzzam, deride yarattığı bozulma sonucu cildi, sinirleri, burnu ve gözleri etkiliyordu. Bu hastalık, hastanın el ve ayak parmaklarını kaybetmesi, kör olması ve ülser gibi yan etkilerle sonuçlanabiliyordu. İlk olarak 4. yüzyılda İngiltere’de görüldüğü bilinen hastalık, sebebi tam olarak saptanamadan yayılımını azalttı. Bunun, insanların yıllar geçtikçe bu hastalığa karşı bağışıklıklarının artması sonucu yaşandığı düşünülüyor. Hastalık çoğu ülkede artık görülmese de, tıbbi gelişimin yetersiz olmadığı bölgelerde hala varlığını gösterebiliyor.