Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Sputnik Türkiye yönetimi ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı almıştı. Grev kararının ilan edilmesinin ardından, Sputnik Türkiye, TGS üyesi 24 çalışanını işten çıkardı. Grev, 8. gününde devam ediyor. Greve destek olmak için ajansın Ankara Bürosu önüne giden Gazeteci Faruk Bildirici, ''Birkaç grevin olması bile bence yine her şeye rağmen umut veriyor. Sputnik açısından baktığımızda da işverenin gazeteciliğin ne olduğunu anlamadığını düşünüyorum. Bir medya kuruluşunun zaten her şeyden önce kendi çalışanlarının haklarını doğru düzgün biçimde vermesi gerekir. Kendi çalışanlarının haklarını korumayan bir medya kuruluşu, zaten toplumun çıkarlarını savunamaz'' dedi.
Anka'nın haberine göre, Bildirici ve gazeteci Semra Topçu, grevin sekizinci gününde gazetecileri Ankara’da ziyaret etti. Bildirici, greve ve medyadaki hak gasplarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
''Biz gazetecilerin zaaf içinde olduğunu söyleyebilirim. Çünkü biz ne diyoruz, ‘Gazeteciler; toplumun, kamunun çıkarlarını savunur’ diyoruz. Ama şu anda bırakın kamunun çıkarlarını savunmayı, kendi çıkarlarımızı, haklarımızı savunamaz durumdayız. Çünkü örgütümüz yok. Sendikamız yok. Üstelik de çok fazla derneğimiz var. Biz çokluk içerisinde yokluk çekiyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada, birkaç grevin olması bile bence yine her şeye rağmen umut veriyor. Umarım ki bir an önce Sputnik işvereni, gazeteci arkadaşların haklarını kabul eder, masaya oturur ve atılan arkadaşlarımızı geri alır.
Son yıllarda özellikle genç arkadaşlarımız, mesleğe yeni giren arkadaşlar örgüt kültürü içerisinde yetişmemiş durumdalar. O nedenle örgütlere, sendikaya ve tabii sendikanın etkinliklerine, grevlerine de uzak duruyorlar. Elbette ki şu an bu yapılan destek yeterli değil. Gönül ister ki ve doğru olan da odur, bence burada grevdeki arkadaşlara her gün yüzlerce gazeteci arkadaş gelsin ve destek versin. Ama onu göremiyoruz, bu üzücü. Olsun ama yine de moral bozmamak gerekli. Böyle böyle mücadele büyüyecek zaten. Başka türlü olamaz.''