Altı Nokta Körler Derneği Mali Sekreteri ve Vakıf Başkanı İsmail Acer, Türkiye’de körlerin yaşadığı sıkıntıları anlattı. Hayat pahalılığından önce kabartma yazı matbaalarının hizmet verdiğini belirten İsmail Acer, şuanda ekonomik durumların kötü olmasından dolayı söz konusu matbaanın kullanılamaz durumda olduğunu söyledi. Acer, engellilerin kullanacağı araç gereçlerin vergiden muaf olması gerektiğini vurguladı.
Altı Nokta Körler Derneği Mali Sekreteri ve Vakıf Başkanı İsmail Acer, derneğin sorunlarını ve Türkiye’de körlerin yaşadığı sıkıntıları ELİPS Haber’e anlattı. Sorularımızı yanıtlayan Acer, şunları söyledi:
‘’Altı Nokta Körler Derneği Türkiye’deki kör derneklerinin ilkidir’’
Altı Nokta Körler Derneği ve vakfından genel olarak bahseder misiniz? Dernekteki ve vakıftaki projeleriniz nelerdir?
Derneğimizin amacı engellerin haklarının korunup bu hakların gün ışığına çıkarılmasıdır. Bugün genel olarak en köklü dernek bizim derneğimiz. Altı Nokta Körler Derneği Türkiye’deki kör derneklerinin ilkidir.
1950 yılın da kurulan dernek, 1958 yılında kamu yararı hakkını almıştır. O günden bu güne de kamu yararına ve körler adına çalışan ilk dernektir. Bir kaç tane vakıf kurmuştur. O vakıflar kendi başlarına çalışmalarını sürdürmektedir. Biz, Altı nokta körler hizmet vakfı ile birlikte çalışıyoruz.
Ekonomik durumumuz iyiyken körlere okuma olanağı sağlamak adına kabartmaya yazılmış kitapları üretip, görmeyenlerin hizmetine sunuyorduk. Gerek Milli Eğitim gerek Özel eğitim rehabilitasyon merkezleriyle olsun işbirliği halinde biz tüm görme engellilere desteğimizi sürdürüyorduk ancak pandemi ve deprem nedeniyle doğan ekonomik sıkıntılardan biz bu hizmetleri neredeyse veremez olduk çünkü biz bu hizmetleri ücretsiz sağlıyorduk.
‘’Kabartma yazı matbaamız hizmet veriyordu şu an hizmet veremez durumda’’
Kabartma yazı matbaamız hizmet veriyordu şu an hizmet veremez durumda o nedenle de görmeyenlere ne burs verebiliyoruz ne maddi destekte bulunabiliyoruz. Matbaa sisteminin kurulması için ne kadar çaba sarf ettiysek de henüz bir yol kat edemedik. Bundan sonra çeşitli firmalarla çeşitli projeler kapsamında derneğimizin ve vakfımız kabartma yazı sistemine kavuşturmayı umuyoruz.
Türkiye'de engelliler hangi hak ve olanaklardan yararlanıyor?
Türkiye de genelde engelliler eğitim de fırsat eşitliği yakalamaya çalışıyor. Erişilebilirlik konularında özellik tanınıyor. Tüm engelliler adına değil ama bir kısmına evde bakım aylık ücreti veriliyor. İşsiz ve yaşlı engellilere bağlanan aylıktan yararlanıyorlar. Genelde engelliler özelde görme engellilerin yararlanamadığı haklara sahip.
Yeni özürlüler yasası engelliler için başka ne gibi haklar getirmektedir?
Biz yeni yayınlanan Yönetmelikte doğru dürüst engellilerin yararına bir şey göremiyoruz. Bakanla görüşüp bu yönetmeliğin iptali ve yeni bir yönetmeliğin hazırlanması çalışması içindeyiz.
Engellilere bağlanan aylık, asgari ücretin üstündeydi şimdi asgari ücretten çok düşük kalıyor. Yetkililer sırf istismar ediliyor diye engellileri kıskaca alacağına bu konuda istismara uğrayanların gün ışığına çıkarıp onlarla mücadele etmelidir.
‘’Engellilerin kullanacağı araç gereçlerin vergiden muaf olması gerekiyor’’
Görme engellilerin sorunları nelerdir? Görme engelliler alanında istismar var mıdır?
En büyük sorunumuz erişilebilirliğin engellenmesi. Kamu kurumlarında bile ulaşılabilirlik içler açısı durumda. Engellilerin kullanacağı araç gereçlerin vergiden muaf olması gerekiyor.
‘’Özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin oluşuna karşıyım’’
Özel eğitim ve rehabilitasyon desteği veren kurum ve kuruluşlardan nasıl yararlanabilirsiniz?
Özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin oluşuna karşıyım. Bunların Devlet tarafından yönetilmesi gerekiyor. Devlet parasını veriyor. Bu kurumlar bunu yararımızı yeterince çeviremiyor. Madem açılmış bu seferde eğitim yok. Okullar pazarlık yapıyor. Denetimsizlikten dolayı bu eğitime inanmıyorum. Öğretmenlerin engelliye verebildiği destek çok az…
Görme engellilere karşı nasıl davranmalıyız?
Acıyarak davranmayacağız. Mantık ve duygularımızı bir araya getirip ona göre davranacağız. Görme engellilerin az da olsa toplumu tanıyabilmesi lazım.
‘’Arzu ettiğim en önemli şey: ‘Eğitim politikasında engellilik durumunun müfredatta yer alması’ ’’
Acer, son olarak sözlerini şöyle sonlandırdı:
İlköğretimden itibaren ders programına engelliler konusunun alınması gerekir diye düşünüyorum. Çocuk ilköğretimi bitirince engelli kimdir, engelli ve toplum arasındaki fark nedir bilmeli. Bu konuda bilgi sahibi değilse nasıl davranacağımız konusunda tıkanır dururuz.
Arzu ettiğim en önemli şey eğitim politikasında engellilik durumunun müfredatta yer alması...
Engellilerin özellikle çalışan engellilerin aldığı maaş vergi dışı tutulmalı. Bir engelli ile bir yolculuğa çıksanız bir takım imkânları kullanır gidersiniz. Ama engellinin size göre masrafı daha çoktur. Bağımsız hareket konusunda eğitimi yoksa ve engel durumu buna uygun değilse taksi kullanacak ve buna para verecek. Engellilerin normal vatandaşa göre yaşamı biraz daha pahalıdır. Bunun bilincinde yaşamalıyız ve hareket etmeliyiz.