Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda vatandaşlara hitap etti. 135 bin kişinin katıldığı mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
“100 bin konteynerin kurulumunu yaptık”
“Asrın felaketini yaşamış, 50 bini aşkın insanımızı toprağa vermiş olsak da devlet-millet el ele yaralarımızı sarıyoruz. Yıkık ve acil yıkılacak binaların enkazını kaldırdık. Deprem konutlarının inşasına süratle başladık. Durmuyoruz, çalışıyoruz. Toplam 837 bin 500 çadırın ve 100 bin konteynerin kurulumunu yaptık. İnşa süreci başlayan konut ve köy evi sayısında 141 bin 300, temeli atılan konut ve köy evi sayısında ise 58 bin 630 rakamına ulaştık.
“135 bin kişi şuanda bu alanda Bay Bay Kemal bak Kayseri ne diyor?”
135 bin kişi şuanda bu alanda Bay Bay Kemal bak Kayseri ne diyor? İşte biz de Kayseri'yle birbirimize o sökülmez aşkın ipiyle bağlıyız. Biz Kayseri'yle sadece yol arkadaşı değil, sizinle kader arkadaşıyız. 2002'den beri tüm mücadeleleri beraber verdik. Zorlukların üstesinden beraber geldik. Vesayet teşebbüslerine beraber direndik. Terör örgütlerinin saldırılarını beraber püskürttük. 15 Temmuz'da milli iradeyi beraber savunduk. Türkiye'ye son 20 yılda, önceki 80 yıldan daha fazla hizmeti beraber yaptık. Ülkemizin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerine beraber imza attık. Daha önce hayal dahi edilemeyen nice projeyi, nice muhteşem eseri beraber kazandırdık.
“IMF'den borç almamız lazımmış, hadi oradan”
Bugün milli geliri yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşan bir Türkiye varsa, yıllık 36 milyar yerine 255 milyar dolar ihracat yapan bir Türkiye varsa, tarımsal gayri safi hasılası 407 milyar lirayı geçen bir Türkiye varsa... Merkez Bankası rezervi 27,5 milyar dolardı, şimdi 115 milyar dolara ulaştı. IMF'ye borcumuz neydi hatırlayın, 23,5 milyar dolar. Şimdi burada bir şey söyleyeceğim. Davos'tayız, bebecan o zaman benim bakanım, IMF Başkanı'yla konuşuyoruz, IMF Başkanı diyor ki, böyle böyle siyaseten bizi idare edeceklermiş. Dedim ki 'Siz alacaklarınızı tahsil ediyor musunuz?', 'Ediyoruz.' 'Ama Türkiye'nin Başbakanı benim, sen değilsin. Türkiye'nin siyasetine ben yön veririm ben.' Tabii bebecan kızardı, bozardı, böyle şeylere alışık değiller. 2013'te IMF'yi bir daha Türkiye'ye uğramamak üzere gönderdik. CHP'nin sözcüsü aynı zamanda Merkez Bankasında bir ara görev yapan kişi, bunlar beraber otellerin lobilerinde ne yaptılar, IMF ile görüştüler. Neymiş, IMF'den borç almamız lazımmış. Hadi oradan, bizim buna ihtiyacımız yok.
“Yurt dışında çok sayıda Kayserili kardeşim var, onlara ulaşmalıyız”
Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapana kadar durmadan çalışacağız. Bunu da son 21 yıldır olduğu gibi yine hep birlikte gerçekleştireceğiz. Biliyorsunuz yurt dışında oy verme işleri 27 Nisan'da başladı, 9 Mayıs'a kadar devam ediyor. Yurt dışında çok ciddi sayıda Kayserili kardeşim var. Sandıklar kapanmadan mutlaka onlara ulaşmalıyız. Bu kritik dönemde, ana vatanlarına sahip çıkmalarını isteyeceğiz. Cumhurbaşkanlığında şahsımıza, milletvekilliğinde Cumhur İttifakı'na desteklerini talep edeceğiz. Bu meseleyi hallettikten sonra 14 Mayıs'a kadar Kayseri'de çalışacağız. Buraya gelemeyen eşimizin, dostumuzun veya komşumuzun kapısını çalacağız. Benim selamımı söyleyecek, kırgınlık, kızgınlık, küskünlük varsa gönlünü alacak, Türkiye Yüzyılı için oyuna talip olduğumuzu söyleyeceğiz. 2002'den beri nasıl sandıktan önce işi bitirdiysek, 14 Mayıs'ta da aynısını yapacağız.
“Bay bay Kemal ve ortakları elleriyle kalp işareti yapmaktan bile aciz”
CHP'li kardeşlerimize sormak lazım, bu bay bay Kemal ne yaptı? CHP'li belediyelerde ne yaptınız? İzmir'de, İstanbul'da, Ankara'da ne yaptınız? Onlar musluk açar, musluk kapar. Bay bay Kemal ve ortakları, inanın elleriyle kalp işareti yapmaktan bile aciz. Biz sayısız projeyi devreye aldık. Eserlerimizle hamdolsun Türkiye'de ses verdik. Gençlere ulaşmanın, gençlerimizi gerçek anlamda sevmenin nasıl olacağını gösterdik. Donanmamızın amiral gemisi TGC Anadolu'yu ordumuza teslim ettik. İstanbul'da yüzlerce kişi TCG Anadolu'yu gezdi. Şimdi ardından İzmir'e gönderdik. Şu anda İzmir'de. İzmir'de de yüzlerce kişi şu anda TCG Anadolu'yu geziyor.
Bay bay Kemal, Kayseri'de 'Katarlılara sattılar.' yalanını attığı fabrikada yeni nesil Fırtına obüslerini ve Altay tankımızı ürettik. Adamın işi gücü yalan. CHP'li kardeşlerim de bu adamın bu yalanlarına uyuyor. Eser ortada. Ziya Paşa ne diyor? 'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Şimdi bu hafta başında milli muharip uçağımız KAAN'ı hangardan çıkardık.
“Sapkın akımlar karşısında aile kurumunu güçlendireceğiz”
Muhalefetin 'fasa fiso' dediği Karadeniz doğal gazını milletimizin evine kadar getirdik. Kayseri'nin kışı inşallah artık eskisi kadar meşakkatli geçmeyecek. Faturalar gelmiştir, bu ay doğal gaz ücretsiz. Bir sene boyunca da benim Kayserili vatandaşım 25 metreküp doğal gazı ücretsiz kullanacak. Bir yıl boyunca mutfaklarda inşallah bayram olacak? Özellikle hanım kardeşlerime hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Bitmedi, etrafımızda doğal gaz ve petrol fışkırırken yıllarca bundan mahrum kaldık. Emekliye, işçiye, memura, gençlere, kadınlarımıza harcayacağımız 100 milyarlarca doları maalesef yabancı ülkelere fatura olarak ödedik. Artık bu para başkalarına gitmeyecek, milletimizin cebinde kalacak.
Peki bu parayla ne yapacağız? Bir müjde daha veriyorum. Aile ve Gençlik Bankası kuracağız ve buranın gelirinin belli bir miktarını bu bankada rezerv edeceğiz. Sapkın akımlar karşısında aile kurumunu güçlendireceğiz. Mesela ev hanımlarımızı, primlerinin üçte birini buradan ödeyip emekli ederek kendi gelirlerine kavuşturacağız. Gençlerimizin eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğe her adımlarında hibe ve kredi destekleriyle yanlarında olacağız. Kayserili gencimiz evlenmek istediği zaman gidecek 2 yılı ödemesiz, 48 ay vadeli, faizsiz 150 bin lira kredisini alacak düğününü yapacak. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimiz, bir kısmı hibe, bir kısmı uygun şartlarda kredi olmak üzere belli bir kaynağı yanlarında bulacak. Aile ve Gençlik Bankamızın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.
“Gabar'daki petrolümüz de Kayseri'nin dillere destan üzüm pekmezi kıvamında”
Günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol rezervi bulduk. Kuyumuza, bölücü örgütün daha gencecikken alçakça katlettiği şehit öğretmenimiz Aybüke Yalçın'ın ismini verdik. Karadeniz'deki doğal gazımızın kalitesi hamdolsun çok iyiydi. Gabar'daki petrolümüz de Kayseri'nin dillere destan üzüm pekmezi kıvamında. Gerçekten çok temiz, gravitesi iyi, ülkemizin günlük ihtiyacının onda birini karşılayacak önemli bir kaynağa sahip olduk.
Küçük esnaflarımızın prim ödeme gün sayısını SSK'lılarla eşitleyerek 7200 güne indiriyoruz. Yeni dönemde yapacağımız ilk işlerden biri olacak bu çalışmadan inşallah 1 milyon küçük esnafımız faydalanacak. Tüm esnaf kardeşlerimize hayırlı olsun diyorum. Biz sadece eser ve hizmet siyaseti yapmıyoruz. Bizim ülkemize kazandıracak daha çok eserimiz, milletimize verecek daha çok müjdemiz var.
“Benim milletim 14 Mayıs'ta size yol vermeyecek”
Burada bayrak, vatan edebiyatı yapıyor, başka yerlere gidince 'Selo'ya özgürlük' diyor. Kim bu Selo? Diyarbakır'da benim 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan ahlaksız. Şimdi kendisini ziyaret ediyorlar, 'biz gelince Selo'ya özgürlük' diyor bay bay Kemal. Benim milletim 14 Mayıs'ta size yol vermeyecek ve Cumhur İttifakı, AK Parti, Erdoğan, iş başında olduğu sürece de siz Selo'yu, meloyu çıkartamazsınız. Herkese duymak istediğini söyleyen, kelimenin tam anlamıyla bir nabza göre şerbet ittifakıdır bu koalisyon. Bu ittifakta ilke yok, kırmızı çizgi yok, hassasiyet yok, devletin ve milletin bekasına dair hiçbir duruş yok. Proje ve vizyon zaten yok. Peki bunların yerine ne var? Bolca yalan var, palavra var, sahte gülüş var, maske var, renkten renge girme alışkanlığı var. Dün kara çaldığına, eleştirdiğine bugün sahip çıkma yüzsüzlüğü var. Tabii bir de bol bol bölücülere ve FETÖ'cülere verilmiş sözler var.
“Meral Hanım niye susuyor? LGBT'yle ilgili ne söyledin bugüne kadar?”
Bölücü örgütün uzantılarına verilmiş tehlikeli tavizler var. Her gün terör örgütünün bir elebaşı veya sözcüsü çıkıyor, bay bay Kemal için açıkça oy istiyor. Kardeşlerim şu Avrupa, Fransa'sı, Almanya'sı, İngiltere'si, acaba bu kardeşinize niye saldırıyor? Türkiye'yi sevdikleri için mi, Türkiye'de beklediklerini bulamadıkları için. İnşallah 14 Mayıs'ta bu sandıkları onlara, mezar etmeye var mıyız? FETÖ'cüler yurt dışında, bay bay Kemal'in parti delegesi gibi koşturuyor. Küresel güçlerin operasyon aygıtı olan dergiler zaten bunun için çalışıyor. Tüm bunlar ayan beyan ortadayken ne bay bay Kemal ne de ortakları bu kepazeliklere hiçbir tepki göstermiyor. Hadi bay bay Kemal'i anlıyoruz. Onun diyet borcu var, istese de konuşamaz. Koalisyonun milliyetçilik iddiasındaki ortağı Meral Hanım niye susuyor? Ha söyle bakalım. LGBT'yle ilgili ne söyledin bugüne kadar? Bir ona bir bana diyerek oy istediği adaylarının bölücü örgütün siyasi uzantılarıyla ne pahasına anlaştığını niçin açıklamıyor? Yasin Börü ve 51 insanımızın katillerini azmettiren Selo'nun bay bay Kemal'e oy dilenmesinin sebeplerini niçin izah etmiyor? Bunlar şecaat arz ederken sirkatin söyleyenlerden.
“Madem montaj olduğunu biliyordun, niçin bunları meydan meydan millete dinlettin?”
Bay bay Kemal önceki gün çıkmış, 10 yıl sonra, '17-25 Aralık girişimindeki her şey montajdı' diyor. Şimdi ben bu iftiracıya Kayseri'den soruyorum. Madem montaj olduğunu, iftira olduğunu bal gibi biliyordun, niçin bunları meydan meydan millete dinlettin? Madem yalan olduğunu, uydurma olduğunu biliyordun, niçin aylarca Meclis kürsüsünde o yalanlar üzerinde tepindin. Madem 17-25 Aralık'ın FETÖ'nün bir kumpası olduğunu biliyordun, bu darbe girişimine neden ortak oldun? Seni bu yalan ve iftira furyasına öncülük etmeye kim zorladı? Seni bu çamur siyasetine kim bulaştırdı? Hangi örgüt bulaştırdı? 15 Temmuz destanına 'kontrollü darbe' diyerek lekelemeni senden kimler istedi? Bay bay Kemal'in artık bu sorulara cevap verme vakti gelmiştir. Bay bay Kemal bu millete ve Türk siyasetine bir iyilik yapmak istiyorsa, çıkmalı üzerindeki şüphe bulutlarını cesaretle kaldırmalıdır. Şayet gerçekten helalleşmek istiyorsa önce buradan başlamalıdır. Biz ülkemize ve milletimize, sorumluluğumuzun gereği olarak bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz."