2023 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 700 bin kamu işçisini ilgilendiren zamla ilgili, refah payı dahil yüzde 45 zam yapıldığını açıkladı.
Törende Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ve TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da değerlendirme konuşmaları yaptı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, işçi ve işverenin toplu pazarlığı özgür iradeleriyle gerçekleştirmesinin demokrasinin sağlıklı işlediğinin göstergesi olduğunu belirterek, "Bu bakımdan Türkiye'de bu kurumun işleyişi, Türk demokrasisine katkı yapmaktadır." dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 2023 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolüne ilişkin törende konuştu.
Toplu sözleşmenin demokratik sistemin en önemli müesseselerinden olduğunu ifade eden Bilgin, "Toplu sözleşme bir ülkede serbestçe işliyorsa işçiler ve işverenler toplu pazarlığı özgür iradeleriyle gerçekleştiriyorlarsa demokrasinin işleyişi sağlıklı demektir. Bu bakımdan Türkiye'de bu kurumun işleyişi Türk demokrasisine katkı yapmaktadır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Türk demokrasisinin gelişmesi konusunda sosyal politika alanında kendilerine verdiği bütün görev ve düzenlemelerin, Türkiye'de demokratik sistemin toplumsal temellerinin sağlamlaşması konusunda önemli adım niteliğinde olduğunu vurgulayan Bilgin, bugün de yaklaşık 700 bini aşkın kamu işçisi için sürdürülen toplu sözleşmelerde belli bir aşamaya gelindiğini bildirdi.
Aşamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilettiklerini dile getiren Bilgin, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız Başkanlık Sisteminin etkinliğini değerlendiren bir uygulamayı bugün bir karar olarak açıklayacaklardır." dedi.
Bakan Bilgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, verdiği katkıdan dolayı teşekkür etti.
"Önemli bir aşamayı geride bıraktık"
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da kritik bir toplu sözleşme sürecini barışçıl bir anlayışla tamamladıklarını ifade etti. Arslan, "Tarafların birbirini anlaması, sosyal diyalog mekanizmalarının en ince ayrıntısına kadar kullanılmasıyla önemli bir aşamayı geride bıraktık." dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a, toplu iş sözleşmesi sürecindeki katkıları için TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ heyetleri adına teşekkür eden Arslan, şöyle devam etti:
"Geldiğimiz bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı'mızın her zaman çalışanlar için ortaya koyduğu kararlı tutumu, 'Çalışanları, işçileri hiçbir zaman enflasyona ezdirmeyeceğiz' diyen yaklaşımı burada da ortaya çıkmış, Cumhurbaşkanı'mız emek ve işçi hareketi ile Türkiye'deki çalışanların sorunlarının çözümü konusundaki kararlılığını bir kez daha göstermiştir. Bu toplu iş sözleşmesiyle geldiğimiz noktada Sayın Cumhurbaşkanı'mızın inisiyatifleriyle elde edeceğimiz rakamların ve ortaya çıkan tablonun ülkemiz, çalışanlar ve 700 bin kamu işçisi için hayırlı olmasını istiyorum."
Toplu sözleşme 700 bin kamu işçisini ilgilendiriyor
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, toplu iş sözleşmesi için "700 bine yakın işçinin çoluk çocuğuyla 3 milyonluk bir aileyi ilgilendiriyor."değerlendirmesinde bulundu.
Kahramanmaraş merkezli deprem dolayısıyla görüşmelere 1,5 ay ara verildiğini anımsatan Atalay, "Sayın Cumhurbaşkanım ben işçiyim, hayata işçi olarak başladım. Sayın Cumhurbaşkanım siz ülkeyi idare ediyorsunuz. Ben ve Mahmut Bey'in görevi de temsil ettiğimiz insanların hukuklarını, çıkarlarını korumak. Bugüne kadar bulunduğum yerlerde bunu yapmaya gayret ettim. İşçilerle ilgili size bir mesele söylediysem hep olumlu baktınız. Herkese teşekkür ediyorum." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"En düşük kamu işçisi ücretini de 15 bin liraya çıkarıyoruz"
Bugün imzalanacak protokol ile kamu işçilerimizin taban ücretleri, ücret zamları, sosyal yardımları, maktu ödemeleri, diğer özlük ve yan hakları belirlenmektedir. Epeyce ayrıntısı bulunan bu toplu iş sözleşmesi çerçevesi ile refah payı dahil ücretlerde yüzde 45 zam yapıyoruz. Böylece en düşük kamu işçisi ücretini de 15 bin liraya çıkarıyoruz. Başkaca iş pirimi ödemesi bulunmayan işçilerimize yüzde 4 ile yüzde 6 arasında prim ödemesi uygulamasını da bu sözleşme ile getiriyoruz. Ayrıca gazi, terör mağduru ve şehit yakını işçilerimizin çıplak ücretlerine yüzde 10'luk ilave yapıyoruz. Fazla çalışma ücretlerinde ise yüzde 70'lik artışa gidiyoruz.
Gece çalışanların ücretlerinin de yüzde 8 zamlı ödenmesini öngörüyoruz. Giyim ve yemek yardımlarının rakamlarını güncelleyerek ücret zammı oranında artırıyoruz. Ek ödeme, sosyal yardım ödemesi, hizmet zammı, tediye dışı ikramiye gün sayısı gibi başlıklarda da artışlar yapıyoruz. Toplu sözleşmenin işçilerimize, kurumlarımıza hayırlı olmasını özellikle diliyorum.
"85 milyonun tamamını kucaklamayı hedef alan çalışmalar yürütüyoruz"
Türkiye geliştikçe ve büyüdükçe ortaya çıkan zenginliği milletimizin her bir ferdi ile paylaşacak politikalar uyguluyoruz. Ülkemizin en sıkıntılı dönemlerinde dahil bu yaklaşıma çalışanlarımızın ücret artışları başta olmak üzere her alanda bağlı kaldık. Küresel Covid salgınında, küresel üretim ve tedarik zincirleri çökerken biz verdiğimiz destekler ile sanayimizi ve ticaretimizi ayakta tuttuk. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle hızla yayılan küresel krizin etkilerinden ülkemizi korumak için siyasi ve ekonomik tüm tedbirleri aldık. Doğrudan ekonomimizi hedef alan saldırılar karşısında önceliğimiz hep çalışanlarımızı korumak oldu. Bu sayede istihdamımızı 31,5 milyona çıkardık. Yeni bir seçimin arifesinde ülkemizin geçtiği hassas süreçte yine üretimi, istihdamı 85 milyonun tamamını kucaklamayı hedef alan çalışmalar yürütüyoruz.
"Türkiye hamdolsun tüm bu yüklerin altından kalkabilecek güce ve büyüklüğe ulaşmıştır"
Karadeniz gazı, Gabar petrolü, savunma sanayiindeki gelişmelerin getirdiği kazançlar gibi avantajları doğrudan insanlarımızın refahlarını yükseltecek işler için kullanıyoruz. Doğal gazın konutlarda ilk ay tamamen ücretsiz, bir yıl boyunca da mutfak ve sıcak su tüketimine karşılık gelen kısmının faturalardan düşülecek olması bunlardan biridir. Deprem felaketinin ekonomimizin üzerine bindirdiği 100 milyar doları aşkın yüke rağmen bu adımları atmayı sürdüreceğiz. Artık Türkiye hamdolsun tüm bu yüklerin altından kalkabilecek güce ve büyüklüğe ulaşmıştır.
"Temmuz ayı için enflasyon farkı ve refah payı esasına dayanan hazırlıklarımız var"
Bu çerçevede enflasyonun ve hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntılara karşı tüm vatandaşlarımızın gelirini artırarak refah seviyesini yükseltecek yeni düzenlemeler de yapacağız. Asgari ücret artışından memur ve emekli maaş zammına bu konuda yılbaşında gerçekleştirdiğimiz çalışmaların devamını getireceğiz. Temmuz ayı için bu doğrultuda enflasyon farkı ve refah payı esasına dayanan hazırlıklarımız var. Bilhassa memurlarımız müsterih olsunlar onların haklarını teslim etmek ayrıca bizim boynumuzun borcudur. Milletimiz şundan emin olsun, kimseyi enflasyona ezdirmeyeceğiz. Şu ana kadar da ezdirmedik. Kimseyi gördüğünden geri koymayacağız. Tam tersine hep daha ileriye taşıyacağız. Ülkemizin bugüne kadar tüm eksiklerini nasıl biz giderdiysek, milletimizin tüm ihtiyaçlarını nasıl biz karşıladıysak inşallah bugünkü sıkıntıları çözmek de bize nasip olacak.