Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde basın açıklaması yapıyor. Ekonomiye dair eleştirilerde bulunan Öztrak, yıl sonu bütçe açığının 1 trilyon 588 milyar liraya ulaşacağını söyledi. Seçim döneminde hükümetin vaatlerde bulunduğunu anımsatan Öztrak, sözlerin yerine getirilmesi için ek bütçeye ihtiyaç olduğunu savundu.
“Sözleri yerine getirebilmek için ek bütçe gerekiyor”
Bütçe’nin daha ilk 5 ayda alarm vermeye başladığını belirten Öztrak, “Gelir ve giderlerin seyri geçen yılla aynı hızla gerçekleşirse öngörülen yılsonu bütçe açığı 1 trilyon 588 milyar liraya ulaşacak. Bir de, seçim döneminde verilen ama henüz tutulmayan, bütçede karşılığı olmayan sözler var. Bu sözlerin maliyeti de bütçe açığının üstüne binecek. En düşük memur maaşının 22 bin lira olması, şartları tutan tüm memurlara 3.600 ek gösterge vaadi, 7 bin 500 lira üstündeki emekli maaşlarının kademeli iyileştirilmesi, bağ-kurluların prim gün sayısının düşürülmesi, vatandaşlık maaşı tüm bu sözleri yerine getirebilmek için ek bütçe gerekiyor” dedi.
“Erdoğan, faizleri artırma sinyali veren Şimşek ve ekibine ‘razı’ oluyor”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Mehmet Şimşek’in getirildiğini hatırlatan Öztrak, “ABD’den Merkez Bankası Başkanı ithal ediyor. Yetmiyor, ‘Hazine ve Maliye Bakanımızın şu andaki düşüncesi noktasında, atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası’yla beraber atmasını kabullendik” diyor. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ diyerek, ekonomiyi berbat eden Erdoğan, ‘Rasyonel politikalar uygulayacağım’ diyen, faizleri artırma sinyali veren, Şimşek ve ekibine ‘razı’ oluyor” diye konuştu.
Öztrak, özetle şunları söyledi:
“Merkez Bankasının ne kadar döviz aldığının açıklanması gerekiyor”
Güvenilir bir program, güvenilir bir kadro ve bunlara güç veren siyasi irade olmazsa, hiçbir program ayakta kalamaz. Bu üçlü sacayağından biri bile yoksa yapılacak her işin maliyeti bir iken beşe çıkar. Hükümetin verdiği sözlerin inandırıcı olması için önce; Merkez Bankası’nın arka kapısından buharlaştırılan, 2018 Seçimlerinde 128 milyar doların, bu seçimlerde de 199 milyar doların, kuralsız, denetimsiz kimlere satıldığının, araştırılması ve açıklanması gerekiyor. ‘Kur Korumalı Mevduat’ uygulaması kapsamında, Merkez Bankasının ne kadar döviz aldığının, bu uygulamanın banka’ya maliyetinin, açıklanması gerekiyor.
“Güven vermez”
YATAK kredilerinden yararlanan şirketlerin, kamuoyuna açıklanması gerekiyor. Ayrıca son dönemde Rusya’dan yapılan kredili gaz ithalat miktarını, Rusya’ya ne kadar borçlandığımızı gösteren, BOTAŞ’ın güncel bilançosunun açıklanması şart. son olarak da, TÜİK’in güvenilmeyen TÜFE, büyüme ve işsizlik verileriyle ilgili geriye dönük teknik araştırmanın başlatılması gerekiyor. Bunlar yapılmazsa, Mehmet Şimşek, Geçmişteki yolsuzlukları örtbas eden Bakan olur. Güven vermez.
“Bu gidişi durduracak acil eylem planı, Nerede?"
Erdoğan Mehmet Şimşek’e ‘Yapacaklarına razı olduk’ diyor. Ama hala ortada bir acil eylem planı yok. Dün Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın, hükümet programını hazırlayacağını söylüyor. Cevdet Yılmaz da Yeni Orta Vadeli Programla ilgili değerlendirmelerde bulunuyor. Hepsi tamam da; ülkemize Cumhuriyet tarihinin en derin Yönetim ve ekonomik krizlerinden birini yaşatan, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin keyfi ve kural tanımaz yönetim anlayışının sebep olduğu, sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarken, bu gidişi durduracak acil eylem planı, Nerede?
“Diğer taraftan ekonomi yönetiminin başında kim var?”
Diğer taraftan ekonomi yönetiminin başında kim var? Mehmet Bey mi? Cevdet Bey mi? Gaye Hanım mı? Yoksa Saray’ın gölgesi Şahap Bey mi? Anlaşılan bazı isimler, yerel seçimlere kadar ekonomide teker patlamasın, dışarıdan finansman bulsun, döviz krizine pansuman olsun diye, vitrinin süsü olarak konmuş. Sizin dışarıdan finansman bulma stratejiniz, Türk lirasını yeterince pul ettiğinizi düşündüğünüz yerde sabitleyip, faizleri hızla yükselterek, seçimler öncesinde, Londra’daki tefecileri, sıcak paracıları ülkeye çekmek, ve onlara fiilen dolar karşılığı, yüzde 30-40 faiz ödemekse, bu tutmaz. Yerel yönetim seçimlerine kadar, pansumanla aspirin tedavisiyle, Erdoğan’ın berbat ettiği ekonomiyi toparlamak mümkün değildir.”
“Kurultayımızla bu süreci taçlandıracağız”
Son olarak partimizin kongreler takvimi, öngördüğümüz gibi ilerliyor. İlçe ve il kongrelerimizi rekabet ortamında, hızla tamamlamak için gerekeni yapıyoruz. Parti Meclisimizin uygun göreceği bir tarihte de, demokrasi şenliğine dönüşecek kurultayımızla, bu süreci taçlandıracağız. Genel Başkanımız, Değişimin önünü sonuna kadar açacağını her fırsatta ifade ediyor. Muhalefetin birleşmiş gücünü dağıtarak, saray ve şürekâsının değirmenine su taşımadan, yenilenmiş ve dinamik örgütlerimizle, yönetimlerimizle, yeni kurumsal yapımızla ve tüzüğümüzle daha da güçleneceğiz.
“Önümüzdeki seçimleri almaya kararlıyız”
Bundan 9 ay sonra yapılacak yerel seçimlere çok daha hazırlıklı şekilde girmeye önümüzdeki seçimleri almaya kararlıyız. Despot bir yönetime karşı hak-hukuk-adalet mücadelemiz, bundan tam 6 yıl önce, Ankara Güvenpark’ta Adalet Yürüyüşü’yle başladı. Bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.”
Öztrak, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Öztrak, 27. Dönem CHP Konya Milletvekili ve Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in ‘CHP'den istifa ettim, ilk turda Oğan'a, ikinci turda geçersiz oy kullandım’ sözlerine ilişkin, “Şener’in sandık tutanakların bakmışlar demek ki oyunu birilerine vermiş. Ama kime verdiğini söylemeye dili varmıyor” yanıtını verdi.