Elips TV’de Dursun Erkılıç’ın hazırlayıp sunduğu İşimiz/Gücümüz Programı’nın son konuklarından biri, halk kültürü araştırmacısı ve halk müziği derlemecisi Abdullah Gündüz’dü. Programda Ramazan ayının Anadolu insanının inancı ve yaşamındaki yeri üzerine sohbet eden Gündüz, bu özel dönemin sadece dini değil, kültürel boyutunu da ele aldı. Anadolu’daki inançlar ve gelenekler, Ramazan’ın ruhuyla nasıl şekilleniyor, halkın günlük yaşamına nasıl yansıyor? Gündüz, Ramazan'ın manevi yönüyle ilgili şu sözleri paylaştı: "Anadolu insanı için Ramazan sadece oruç tutmakla sınırlı kalmaz. Aynı zamanda bir araya gelme, paylaşma ve dayanışma zamanıdır. Her köyde ya da mahallede Ramazan ayı, bir sosyal bütünleşme ve geleneklerin yaşatıldığı dönemdir."
Bektaşilik ve halk kültüründeki yeri
Sohbetin bir diğer önemli başlığı ise Bektaşilikti. Kırşehir gibi Bektaşi kültürünün derin izler bıraktığı bir bölgeden gelen Abdullah Gündüz, Bektaşiliğin halk kültüründeki yerini şu şekilde anlattı: “Bektaşi fıkraları, halk arasında mizahi bir anlatım tarzı sunar. Bu fıkraların içerisinde derin bir felsefe vardır. Bektaşi düşüncesi, halkın yaşam biçiminde önemli bir yer tutar, özellikle toplumsal düzen ve ahlak üzerine güçlü mesajlar içerir.” Gündüz, Bektaşiliğin, halk müziği ve felsefesiyle nasıl iç içe geçtiğini ve günlük yaşantıya nasıl yansıdığını da vurguladı.
HAMOY’un çalışmaları ve gençlerin ilgi düzeyi
HAMOY (Halk Müziği ve Oyunları Araştırma Eğitim Gençlik Derneği), Abdullah Gündüz’ün başkanı olduğu önemli bir dernek. Gündüz, dernek faaliyetlerini anlatarak, halk müziği ve halk oyunları alanında gençlere yönelik nasıl eğitimler verdiklerinden bahsetti: “HAMOY, halk müziği ve halk oyunlarını gelecek nesillere aktarmak adına çok kıymetli çalışmalar yapıyor. Gençlerin ilgisi oldukça fazla. Özellikle son yıllarda, gençler arasında geleneksel müziğe olan ilgi artmaya başladı. Bu da bizim için umut verici.”
Türkülerin anlamı ve önemi
Sohbetin en dikkat çekici bölümlerinden biri, türküler üzerineydi. Abdullah Gündüz, türküleri nasıl tanımladığını şu sözlerle açıkladı: “Türkü, halkın yaşamını, acısını, sevincini, mücadelelerini anlatan bir sanat formudur. Halk müziğinde türkülerin yeri çok büyüktür, çünkü halkın duygularını, düşüncelerini ve yaşadığı dönemin izlerini taşır.” Gündüz, türkülerin halk kültüründe taşıdığı anlamın çok derin olduğunu belirterek, bunların yalnızca birer şarkı değil, aynı zamanda birer yaşam hikayesi olduğunu vurguladı.
Anonimlik ve türkülerdeki evrim
Türkülerdeki anonimlik üzerine de konuşan Gündüz, anonim eserin halk müziğindeki yerini şöyle açıkladı: “Anonimlik, halk müziğinin can alıcı noktalarından biridir. Bir eserin anonim sayılabilmesi için, onun halk tarafından zamanla kabul edilip, halkın ortak belleğine kazandırılması gerekir.” Ayrıca, türkülerin zaman içinde değişime uğraması hakkında da düşüncelerini paylaştı: “Türküler, yaşadıkları toplumun dönüşümünü yansıtan dinamik bir yapıya sahiptir. Bu değişimler, halk müziğinin doğasına uygundur ve müziksel evrim, halkın kendini ifade etme biçiminin bir yansımasıdır.”
Derlemeler ve zorluklar
Halk müziği derlemeleri üzerine Gündüz, türkülerin derlenme süreci hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’de türkü derlemeleri 20. yüzyılın başlarında, özellikle Cumhuriyet dönemiyle birlikte hız kazandı. Derleme süreci, yerel halkla kurulan güçlü bir bağ ve çok uzun süreli bir çaba gerektirir. Derleyiciler, genellikle halkla iç içe olur ve zaman zaman dil engeli, coğrafi zorluklar gibi zorluklarla karşılaşabilirler. Benim de çeşitli derlemelerim oldu, bunları halkla paylaşmaktan büyük bir keyif alıyorum.”
Türküler ve yurt dışı temsili
Abdullah Gündüz, Türkiye’yi yurt dışında temsil ettiği deneyimlerini de paylaştı. “Yurt dışında halk müziği konserleri verdiğimde, Türk halk müziği, yabancı dinleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanıyor. Türküler, evrensel bir dil konuşur; bu, kültürler arası bir köprü kurar. Bu temsiller, halk müziğimizin dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyor,” dedi.
Halk müziği ve gençler
Son olarak, günümüz gençlerinin halk müziğine olan ilgisini değerlendiren Gündüz, şu ifadeleri kullandı: “Gençlerin halk müziğine olan ilgisi giderek artıyor. Ancak bu ilgiyi daha da pekiştirebilmek için, halk müziğini modern zamanlarla harmanlayarak gençlere sunmalıyız. Gençlere bu müziğin tarihini, değerini ve derinliğini anlatmalıyız.”