Ümit Özdağ, Kürtçe tabelalar için suç duyurusunda bulundu
Ümit Özdağ, Kürtçe tabelalar için suç duyurusunda bulundu
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, 25 Haziran 2026'da yayımladığı yazısında da seçim tarihinin sembolik önemi nedeniyle 16 Nisan 2028'de yapılabileceğini söylemişti. Uçum bu kez ise Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın son kez aday olacağını iddia etti.

Gazeteci Sinan Burhan, Mehmet Uçum’un Türkiye Basın Federasyonu’nda konuştuğunu açıkladı. Burhan’ın aktardığına göre Mehmet Uçum şunları söyledi:

"Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılması öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sisteme geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sn Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır."

"Öcalan'a Komisyonda görev verilecek"

Uçum, feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın statüsü ve İmralı'da inşa edilen konuta ilişkin soru üzerine, yürütme bünyesinde kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun 4 alt komisyon oluşturduğunu hatırlattı. Bu alt komisyonlardan birisinin de silahsızlanma ve fesih sürecinin takibiyle ilgili bir komisyon olduğunu belirterek "Muhtemelen Öcalan'a bu komisyonda bir görev verilecektir. Buradaki statüden kasıt; bekleneni daha iyi yapabilmesi için ona sağlanan bir imkandır. Bu, farklı şekillerde değerlendirilmesi gereken bir durum değildir. Cezaevine bağlı ek bir ünite olarak inşa edilmiş yapı da bu süreçteki rolünü daha rahat yerine getirebilmesi için oluşturulmuş bir imkandır. Bunlardan 'Hükümlülük statüsü ortadan kalktı' şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Bunlardan 'Fiilen serbest bırakıldı' şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Çünkü Öcalan'la ilgili yürütülen süreç bir diyalog sürecidir. Bu diyalogda hedef bellidir; tasfiye sürecinin fiilen tamamlanması, silahların bırakılmasının tamamlanması. Dolayısıyla orada muhatap odur zaten. Örgütü kim kurduysa, silahı kim kullandırdıysa, fesih edecek olan da, silahı bıraktıracak olan da odur. Öbür türlü devlet bunu güvenlik pratiği ile yapar. Ama bunu bu yöntemle tercih ettiğine göre, o diyalog üzerinden onu yapar. Diyalogda muhatap aldığı kişinin de bu görevi daha rahat yerine getirebilmesi için bir komisyonda görevlendirilmesi, daha rahat bir çalışma ortamına kavuşturulması bir gerekliliktir. Bu sağlanan bir imtiyaz değildir, tam tersine görevin gerektirdiği bir ortam sağlamaktan ibarettir" dedi.

"Hukuken resmi bir görev değil"

Uçum, bunun ötesindeki değerlendirmelerin çok isabetli olmadığını söyleyerek, "Bu hukuken resmi bir görev değil. Sonuçta komisyonun yapısında her kişiden yararlanmaya ilişkin kanunda bir düzenleme var. Sen bir hükümlü üzerinden bir diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasfiyesine ilişkin, silah bırakmaya ilişkin ona da o süreci ilerletmek için üstlendiği görevleri yerine getirmesi için bir imkan verirsin. Bunun hukuka aykırı bir tarafı yok. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemlerle yönetilir. Terörsüz Türkiye süreci olağan bir süreç, rutin bir süreç değildir; olağan dışı rutin dışı bir süreçtir. Rutin dışı süreçleri rutin yöntemlerin kısıtları üzerinden ilerletemezsiniz. Burada Öcalan'la ilgili geliştirilen yaklaşım; bu rutin dışı süreçte bir rol üstlenmiş, o rolün gereğini yerine getirmesi için bir takım imkanlara sahip olması gereken kişiye sunulan imkanlardır. Sağlanan imkanlar bir araç tespit sürecine ilişkin görevlerinin yerine getirilmesi için. Olağan süreçlerin bakışlarıyla bu süreci eleştirmek, değerlendirmek haksızlık olur" diye konuştu.

Demirtaş'ın tutukluluğu

Uçum, Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumuna ilişkin de konuştu. Demirtaş’ın başvuru yapmasının önünde herhangi bir engel olmadığını belirten Uçum, “Kişi bakımından örgüt bakımından dosyası kapsama giriyor mu bu değerlendirilecektir kararı ilgili mahkeme verecektir" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi